Bediüzzaman.NET

Risale-i Nur ve Bediüzzaman Sitesi

İnsanlık onuru için "Adalet" arayışında Risale-i Nur modeli konuşuldu

<P align=justify><A href="http://www.moralhaber.net"><FONT face=arial size=2>www.moralhaber.net</FONT></A><BR><BR><FONT face=arial size=2>Otuz &uuml;lkeden y&uuml;zden fazla bilim adamının katıldığı sempozyumda insanlık onuruna yakışır bir d&uuml;nya i&ccedil;in adalet konusu konuşuldu. Risale-i Nur Sempozyumu&rsquo;nun bu yıl ki konusu insanlığın en fazla istediği ve &uuml;mit ettiği "Adalet" oldu.</FONT></P>
<P align=justify><FONT face=arial size=2>Sempozyuma katılan otuz &uuml;lkeden y&uuml;z&uuml;n &uuml;zerinde bilim adamı Risale-i Nur K&uuml;lliyatı ışığında insanlık onuruna layık bir d&uuml;nyaya ulaşmanın yollarını aradı. Programa katılım beklenenden fazla olunca İstanbul&nbsp;G&ouml;steri Merkezi &ouml;n&uuml;nde ziyaret&ccedil;iler i&ccedil;eri girebilmek i&ccedil;in uzun kuyruklar oluşturdu.</FONT></P>
<P align=justify><FONT face=arial size=2></FONT></P>
<P align=justify><FONT face=arial size=2>Binlerce kişinin katıldığı a&ccedil;ılışa, siyasiler de ilgi g&ouml;sterdi. AKP Adıyaman Milletvekili H&uuml;srev Kutlu, AKP eski Milletvekili Nevzat Yal&ccedil;ıntaş, Turkuaz Hareketi Başkanı, İstanbul B&uuml;y&uuml;kşehir Belediye eski Başkanı Ali M&uuml;fit G&uuml;rtuna, DYP&rsquo;li Rıza Ak&ccedil;alı&rsquo;nın de hazır bulunduğu a&ccedil;ılışta &ccedil;ok sayıda yabancı bilim adamı konuşma yaptı. İngiltere Durham &Uuml;niversitesi&rsquo;nden Prof. Dr. Colin Turner&rsquo;in a&ccedil;ış konuşmasına başlarken besmele &ccedil;ekmesi salondakiler tarafından alkışlarla karşılandı. </FONT></P>
<P align=justify><FONT face=arial size=2>Programda ayrıca Kur'an'ın g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze bakan bir tefsiri olan Risale-i Nur K&uuml;lliyatı aydınlığında daha yaşanılır bir d&uuml;nyanın inşası i&ccedil;in pratik ve teorik &ccedil;&ouml;z&uuml;m teklifleri sunuldu. &Ouml;zellikle Rus Bilim adamı Dimitri Vasilyev'in teklifi dikkat &ccedil;ekiciydi.</FONT></P>
<P align=justify><FONT face=arial size=2>G&uuml;c&uuml;n&uuml; Kur'an-ı Kerim'den alan Risale-i Nur K&uuml;lliyatı'nın anlattığı ince adalet duygusu, bir&ccedil;ok yabancı bilim adamı gibi salonu dolduran binlerce kişi tarafından da dikkatle izlendi. Sempozyuma İngiltere, Amerika ve Rusya'dan katılan bilim adamları, "Sosyal Adaletin yayılmasında Risale-i Nur'un etkisi ve Bedi&uuml;zzaman Said Nursi Hazretlerine g&ouml;re Adaletin İslam ve Batı Medeniyetindeki yeri" konulu tebliğler sundu.</FONT></P>
<P align=justify><FONT face=arial size=2>Sempozyuma &ccedil;eşitli nedenlerle katılamayanlarsa Moralhaber.net'ten canlı olarak seyretme imkanı buldu. </FONT><FONT face=arial size=2>İstanbul İlim ve K&uuml;lt&uuml;r Vakfı tarafından d&uuml;zenlenen <STRONG>sempozyumun&nbsp;ikinci ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;&nbsp;g&uuml;nleri&nbsp;Kumburgaz Marin Princess Hotel de</STRONG> ger&ccedil;ekleştirildi. Hotel&rsquo;in şehir merkezine uzak, havaların olduk&ccedil;a soğuk ve yağışlı olması, sempozyuma ilgiyi azaltmadı. Katılım ikinci ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; g&uuml;nde de olduk&ccedil;a fazla oldu.<BR></FONT></P>
<P align=justify><FONT face=arial size=2>Sempozyumun kapanış oturumunu <STRONG>Prof. Dr. Bilal Kuşpınar</STRONG>, (McGill &Uuml;niversitesi, KANADA), <STRONG>Dr. Mohammed Jakip</STRONG>, (Cedide &Uuml;niversitesi, FAS), <STRONG>Prof. Dr. Gareth Jones</STRONG>, (Canterbury Christ Church &Uuml;niversitesi, İNGİLTERE) birlikte yaptı.</FONT></P>
<P align=justify><FONT face=arial><FONT size=2><STRONG>30 &uuml;lkeden bir &ccedil;ok insanı bir araya getiren sempozyumda, farklı ırk, dil ve dinden bir &ccedil;ok bilim adamı akademisyen, profes&ouml;r ilkkez birlikte olmanın heyecanını yaşadı.</STRONG> Sempozyumun ev sahiplerinden olan Bedi&uuml;zzaman Said Nursi&rsquo;nin yaşayan talebelerinden <STRONG>Mehmed Fırıncı</STRONG>, sempozyum ile ilgili g&ouml;zlemlerini bizimle paylaşırken katılımcıların daha &ccedil;ok gen&ccedil;lerden olmasına dikkat &ccedil;ekti ve &lsquo;geleceğimiz emin ellerde&rsquo; dedi. Fırıncı bir &ouml;nemli bilgiyi de bizimle paylaştı. Adalet sempozyumunun farklı &uuml;lkelerde de g&uuml;ndeme gelmesi ve tartışılması i&ccedil;in d&uuml;nyanın bir &ccedil;ok &uuml;lkesinde seri halinde ger&ccedil;ekleştirmeyi d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;klerini s&ouml;yledi.</FONT></FONT></P>
<P align=justify><FONT face=arial size=2>Sempozyum, kapanış oturumlarının tamamlanmasının ardından verilen gala yemeği ile tamamlandı. Gala yemeğine katılım sempozyumu aratmadı. Sempozyuma katkıda bulunanlara teşekk&uuml;r plaketi verilirken, yemek &ouml;ncesi 3 dilde ( M&uuml;sl&uuml;man, Hıristiyan ve Yahudi ) dua edildi.</FONT></P>
<P align=justify><STRONG><FONT face=arial size=2>8. Uluslararası Bedi&uuml;zzaman Sempozyumu'nun Tebliğ &ouml;zetleri..<BR><BR></FONT><EM><FONT face=arial size=2>&ldquo;ADL&rdquo; İSMİ: RİSALE-İ NUR&rsquo;DA&nbsp;ADALET KAVRAMI VE ONTOLOJİK A&Ccedil;ILIMI Prof. Dr. Colin Turner, Durham &Uuml;niversitesi, İNGİLTERE<BR></FONT></EM></STRONG><FONT face=arial size=2>Bu tebliğin &ccedil;ıkış noktası Kur&rsquo;an&rsquo;ı Kerim&rsquo;de ifade edilen ve Risale-i Nur&rsquo;da tebar&uuml;z eden &ldquo;yaratılışın gayesinin&nbsp;marifatullah&rdquo; olmasıdır. İşte Said Nursi bu tılsım-ı muğlakı Risale-i Nur&rsquo;la a&ccedil;maya &ccedil;alışmıştır. Ş&uuml;phesiz bu anlamda kainatın en manidar meyvesi ve yaratılışın muhatabı insandır. İnsan esmayı idrak noktasında hem kainattaki tecellileri okumak hem de kendisi bizzat ayine olmak noktasından m&uuml;stesna bir konuma sahiptir.<BR>Nursi yaratılışın odaklandığı insanın, Kur&rsquo;an, Kainat ve N&uuml;b&uuml;vvet &uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;n&uuml; doğru anlamakla g&ouml;revini bihakkın yerine getirebileceğini ifade eder. Tevhid esaslı bu bakış a&ccedil;ısında Adl ismi insan-kainat ve ahiret&nbsp;a&ccedil;ısından merkezi bir konuma sahiptir. Tebliğde ADL isminin Kainat-Kur&rsquo;an ve N&uuml;b&uuml;vvet &uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;n&uuml;n, adeta genlerine işlemiş, derinliği Risale-i Nur perspektifinde ele alınmıştır. Adaletin; yaratıcı-yaratılanlar, yaratılanların kendi aralarındaki ilişkileri ve insanlar arası sosyal, ekonomik ve siyas&icirc; boyutlarıyla nasıl ele alındığı anlatılmaktadır. <BR><BR><EM><STRONG>*** YARATILIŞTAKİ ADALET VE DENGE: SAİD NURSİ&rsquo;NİN ANALİTİK BAKIŞI Prof. Dr. Bilal Kuşpınar, Mc Gill &Uuml;niversitesi, KANADA</STRONG></EM><BR>Nursi, adaleti Kur&rsquo;an&rsquo;ın d&ouml;rt &ouml;nemli unsurundan ve temel maksatlarından biri olarak g&ouml;r&uuml;r. Diğer &uuml;&ccedil; &ouml;nemli unsur ise tevhid, n&uuml;b&uuml;vvet ve haşirdir. Nursi ayrıca bu d&ouml;rt unsurun Kur&rsquo;an&rsquo;ın b&uuml;t&uuml;n&uuml;n&uuml; oluşturduğuna inanır, &ouml;yle ki bir kimse dikkatli baktığında Kur&rsquo;an&rsquo;ın her b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde bu unsurları g&ouml;r&uuml;r ve izine rastlar. Bununla beraber, O Kur&rsquo;an&rsquo;ı meydana getiren her bir c&uuml;z&rsquo;&uuml;n, Kur&rsquo;an&rsquo;ın tamamının bir aynası olarak d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. <BR>Said Nursi, insanın etrafındaki varlıklara olumlu bir tavır takınması ve onları dikkatlice g&ouml;zlemlemesi, fizik g&ouml;zlerle değil basiret g&ouml;z&uuml;yle bakması gerektiğini s&ouml;yler. İnsan ancak b&ouml;yle bir bakış ile yaratılıştaki dengenin ve herşeyde etkisi g&ouml;r&uuml;len adaletin farkına varabilir. Yine bu bakış a&ccedil;ısıyla, b&uuml;t&uuml;n yaratıklar hem Allah&rsquo;ın varlığını, isim ve sıfatlarını g&ouml;steren a&ccedil;ık bir m&uuml;hr&uuml;, hem de O&rsquo;nun hikmetli, adaletli, c&ouml;mert ve merhametli olduğunun birer şahidi olarak g&ouml;r&uuml;lecektir. Bu durumda, akli bir bakış a&ccedil;ısıyla, m&uuml;kemmel bir sahne gibi tefriş edilmiş olan bu harika &acirc;lemdeki her bir varlık &uuml;zerinde g&ouml;r&uuml;len Allah&rsquo;ın isimleri, sıfatları, fiilleri ve cilvelerini g&ouml;rmek son derece &ouml;nem kazanmaktadır.<BR><BR><EM><STRONG>*** SAİD NURSİ&rsquo;NİN ADALET YAKLAŞIMI VE İSLAM D&Uuml;NYASINDA SİYASİ DEĞİŞİMLERDEKİ ROL&Uuml; Prof&nbsp;Dr. Leonid Sykiainen,&nbsp;Devlet Ekonomi &Uuml;niversitesi, MOSKOVA&nbsp;</STRONG></EM><BR>&Ouml;nemli bir d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;n fikirlerinin &ouml;nemi, sadece onların entelekt&uuml;el muhtev&acirc;sı, ana kaynaklara ne &ouml;l&ccedil;&uuml;de uyduğu, kullandığı delillerin ikn&acirc; edici niteliğe sahip olması ile belirlenemez, bilakis bunlardan daha fazla, i&ccedil;inde yaşadığı toplum bir krize maruz kaldığında ya da geleceğini garanti altına almak i&ccedil;in &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesi gereken problemlerle y&uuml;zy&uuml;ze geldiğinde, s&ouml;z konusu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;n fikirlerinin oynadığı rol ile belirlenebilir.<BR>B&uuml;y&uuml;k bir d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;n d&uuml;ş&uuml;nceleri, eğer sadece kimi sınırlı grupların, hatta milletlerin bilin&ccedil; ve davranışlarını değil de, bilakis&nbsp;b&uuml;t&uuml;n bir insanlığın d&uuml;ş&uuml;nme tarzını ya da en azından bug&uuml;n yaşadığımız d&uuml;nyada M&uuml;sl&uuml;manlar gibi b&uuml;y&uuml;k bir yekun tutan din&icirc; bir topluluğu etkiliyorsa, işte o zaman bu d&uuml;ş&uuml;nceler b&uuml;y&uuml;k olarak nitelenebilirler.<BR>Said Nursi, b&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rlerin arasında şerefli bir yer işgal etmektedir. Zira, Nursi&rsquo;nin d&uuml;ş&uuml;nceleri, hem İsl&acirc;m &uuml;lkelerindeki hali hazır vaziyetle, hem de İsl&acirc;m&rsquo;ın bu &uuml;lkelerde oynadığı rol ile doğrudan doğruya bağlantılıdır. Said Nursi, kelimenin ger&ccedil;ek anlamıyla bir siyas&icirc; d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r değildir, ancak yukarıda s&ouml;z&uuml; edilen milletlerin siyas&icirc; geleceği, şayet onun d&uuml;ş&uuml;nceleri hesaba katılırsa, daha esaslı bir şekilde &ouml;ng&ouml;r&uuml;lebilir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; O, hem bir din olarak İsl&acirc;m&rsquo;ın anlaşılmasına, hem de g&uuml;n&uuml;m&uuml;z d&uuml;nyasında oynadığı rol&uuml;n idrak edilmesine &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir katkıda bulunmuştur.<BR><BR><EM><STRONG>*** NURSİ VE KAİNATTAKİ DAYANIŞMA: İNSAN TOPLULUKLARI İ&Ccedil;İN ADALET MODELİ Do&ccedil;. Dr. Said &Ouml;zervarlı, İSAM, T&Uuml;RKİYE</STRONG></EM><BR>Said Nursi&rsquo;ye g&ouml;re g&uuml;neş sistemindeki akıl almaz dengeden tutun da sivrisineğin g&ouml;z&uuml; ile g&uuml;neşin ahenk i&ccedil;inde olması, oradan da kainattaki varlıklar arasında bulunan anlamlı ve gayeli var oluş ve irtibata kadar herşey nizam ve d&uuml;zeni g&ouml;steren bazı işaretlerdir. Kainata dikkat edilince en ufak bir karışıklık eseri g&ouml;r&uuml;lmemekte, diğer taraftan herşeydeki hassas &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; denge de nihayet derecede h&uuml;kmeden bir adalete işaret etmektedir. İşte Nursi, kainatta var olan bu d&uuml;zenin ADİL&nbsp;bir zatın varlığını g&ouml;sterdiğini ve bunun insan toplulukları i&ccedil;in uyulması ve uygulanması gereken&nbsp;bir &ouml;rnek oluşturduğunu gayet g&uuml;zel bir &uuml;slupla eserlerinde ele almıştır. Makalede fizik alemde var olan bu &acirc;dilane d&uuml;zenin, sosyal alemde de olması gerektiği &uuml;zerinde &ouml;rneklerle durulmuştur.<BR><BR><EM><STRONG>*** D&Uuml;NYADA YAPTIKLARIMIZDAN MUHASEBEYE &Ccedil;EKİLECEĞİZ Prof. Dr. Ian Markham, Dekan ve Başkan,Virginia İlahiyat fak&uuml;ltesi, ABD</STRONG></EM><BR>Nursi&rsquo;ye g&ouml;re &ndash;kesinlikle- biz Allah katında &ouml;nemli olduğumuz i&ccedil;in, Allah ne yaptığımıza dikkat etmektedir. Kainatın yaratıcısının benim davranışlarımı her an g&ouml;rmesi ve kayda alması Nursi i&ccedil;in, bizi mucize yapan y&ouml;nlerden birisidir. Bir ebeveynin bir bebekten k&uuml;&ccedil;&uuml;k beklentileri vardır. (&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bebek farklılıkları bilmez). Fakat yetişkin bir &ccedil;ocuktan daha y&uuml;ksek beklentileri vardır. (&Ccedil;&uuml;nk&uuml; yetişkinler farklılıkları bilir). Bunun gibi Allah&rsquo;ın da bizden y&uuml;ksek beklentileri var. Hayatta yaptığımız davranışlarımızdan, ebed&icirc; &acirc;lemde sorumlu olacağımızı bilmemiz aslında bir şereftir. <BR>Nursi&rsquo;ye g&ouml;re davranışlar, insanın bu d&uuml;nyaya bakış a&ccedil;ısıyla bağlantılıdır. Eğer bir insan bu d&uuml;nyanın b&uuml;y&uuml;k bir tesad&uuml;f sonucu oluştuğuna inanıyorsa; onda faziletli bir davranış bulmak &ccedil;ok zordur; eğer bir insan bu d&uuml;nyanın planlı bir şekilde tasarlandığına inansa, o zaman her davranışı i&ccedil;in sorumlu olacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. 10. S&ouml;z&uuml;n başındaki hikaye işte tam bu noktayı vurgulamaktadır: akılsız adam kainatta bir yaratıcının bulunduğuna inanmadığı i&ccedil;in, davranışlarından dolayı sorumlu olmayacağını d&uuml;ş&uuml;nerek ahlaksız davranışlarda bulunmaktadır. <BR>Ş&uuml;phesiz ki Nursi doğruyu s&ouml;ylemektedir: Bizler hayatta yaptığımız her davranışımızdan sorumlu olacağız anlayışıyla yaşamalıyız. &ldquo;Var olma&rdquo; bize değerli bir hediye olarak Allah tarafından verildi. Bu y&uuml;zden de hayatımızı Allah&rsquo;a tam teslimiyet i&ccedil;inde yaşamak, bizim i&ccedil;in bir zorunluluktur. Ne zaman biz &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z adına ona boyun eğmemeyi tercih edersek, işte o zaman b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada &ouml;rneklerini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z trajik sonu&ccedil;lar ortaya &ccedil;ıkar. O halde adalet, hepimizin sorumluluk altında olmamızın bir gereğidir. <BR><BR><EM><STRONG>*** ŞEFKAT ESASLI ADALET : RİSALE-İ NUR PERSPEKTİFİ Dr. Aref Ali Naed , Kraliyet Stratejik İslami araştırmalar Merkezi, &Uuml;RD&Uuml;N</STRONG></EM><BR>Şefkat ve&nbsp;c&ouml;mertliğin&nbsp;bazen adaletle ters d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;&nbsp;g&ouml;r&uuml;lebilir. Risale-i Nur incelendiğinde&nbsp;şefkatin adalete esas olduğu a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;lebilir. Nursi&rsquo;ye g&ouml;re adalet Cenab-ı Hakk&rsquo;ın rahmet ve şefkatinin&nbsp;b&uuml;t&uuml;n mahlukata tecellisi olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Bu anlamda adalet yaratılışla kainatın genlerine işlemiş adeta yaratılış kadar kainatla, Kur&rsquo;an&rsquo;la ve Hz Muhammed&rsquo;le (SAV) b&uuml;t&uuml;nleşmiştir.<BR><BR><EM><STRONG>*** SAİD NURSİ VE THOMAS MERTON&rsquo;A G&Ouml;RE&nbsp;ADALET Prof. Dr. David R. Law, Manchester &Uuml;niversitesi, İNGİLTERE</STRONG></EM><BR>Tebliğinde iki teologun d&uuml;ş&uuml;ncesinde ibadetin yerini anlatan Law, iki d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;n ibadet anlayışı ve m&uuml;cadelelerinde sek&uuml;larizm tehdidine karşı ibadet hayatlarını nasıl yaşamışlar sorusunun cevabını aramaktadır.<BR>Aralarındaki bazı farklılıklara rağmen, Nursi ile Merton arasında &ccedil;ok ilgin&ccedil; bağlantı noktaları var. Yaşadıkları &ccedil;ağdan farklı olarak, her ikisi de birbirinin inancına saygı duymuşlar. Merton, M&uuml;sl&uuml;man bir arkadaşına g&ouml;nderdiği bir mektubunda &ldquo;Kur&rsquo;an&rsquo;ı derin bir dikkat ve saygı ile okuduğunu&rdquo; s&ouml;yler ve&nbsp;Kur&rsquo;an&rsquo;da Allah&rsquo;ın isimlerindeki yoğunluğun kalbinin derinliklerini harekete ge&ccedil;irip heyecanlandırdığını, Allah&rsquo;ın bağışlayıcılığının ve merhametinin, yapılan dua ve niyazların kendisini etkilediğini yazar. Nursi de benzer şekilde, hakiki Hıristiyanlara olumlu bakar ve onları dinsizliğe karşı bir ittifak tarafı olarak g&ouml;r&uuml;r. Hatta, Nursi, dinsizlik cereyanına karşı M&uuml;sl&uuml;man ve Hıristiyanları birlik olmaya &ccedil;ağırır. <BR>Hem Nursi hem de Merton sek&uuml;larizmin kendi yaşadıkları toplumları &uuml;zerindeki etkisinden endişe etmişlerdir. Her ikisi de ibadeti materyalizm ve sek&uuml;larizmle m&uuml;cadele i&ccedil;in &ouml;nemli bir cevap ve davranış olarak g&ouml;rm&uuml;şlerdir. Her ikisi de ibadeti sosyal dayanışma hareketi ve adalet i&ccedil;in bir kaynak olarak g&ouml;rm&uuml;şlerdir; ibadeti sadece Allah&rsquo;tan bir şeyler istemek i&ccedil;in değil, yaratılışın bir onayı olarak değerlendirmişlerdir ve insanın Allah&rsquo;la doğru ilişkisi olarak yorumlamışlardır. Kısacası, hem Merton hem de Nursi i&ccedil;in sek&uuml;larizmin getirdiği krizlere &ccedil;&ouml;z&uuml;mde din &ccedil;ok &ouml;nemli bir role sahiptir. <BR><BR><EM><STRONG>*** DOĞAL AFETLER VE İLAHİ ADALET Prof. Dr. Thomas Michel, Dinlerarası Diyalog Sekreteri, İTALYA</STRONG></EM><BR>&ldquo;Doğal Afetler ve İlahi Adalet Arasında İlişki&rdquo; başlığını taşıyan tebliğinde Thomas Michel, Said Nursi ve Risale-i Nur&rsquo;la ilgili şu tespitlerde bulunmaktadır:<BR>Nurs&icirc;&rsquo;nin &ldquo;Allah&rsquo;ın insanın işlediği g&uuml;nahlara bir ceza olarak musibetler g&ouml;nderdiği&rdquo; d&uuml;ş&uuml;ncesini bir &ccedil;ok modern insan, basit&ccedil;e ve ilkel g&ouml;rebilir. Yine Nursi&rsquo;nin &ldquo;Yaratıcı bu t&uuml;r afetlerle, insanları imtihana tabi tutar ve onları uyarıp imana y&ouml;nelmeleri, ş&uuml;kretmeleri, sabırlı birer kul olmaları şeklindeki fikirlerini, acı ve ızdırap i&ccedil;inde kıvranan insan realitesine verilmiş katı bir cevap&rdquo; olarak d&uuml;ş&uuml;nebilirler.<BR>Nursi&rsquo;ye g&ouml;re doğal afetlerde, &ldquo;su&ccedil;lanan unsurlar&rdquo; ve yery&uuml;z&uuml; tabakaları, okyanus hareketleri, volkanik tabakalardaki tektonik hareketler, doğal afetlerde zarar g&ouml;ren afetzedelere yeterli ve ikna edici bir umut vermiyor. Oysa Nursi, bu t&uuml;r &acirc;fetlerin ve musibetlerin i&ccedil;inde sathi nazarlı insanların idrakinin &ouml;tesinde bir anlam arıyor. Nursi, s&ouml;z konusu elem verici hadiselerde Allah&rsquo;ın adalet ve şefkat elini g&ouml;r&uuml;yor, g&ouml;steriyor ve bu olayları dua ve ş&uuml;k&uuml;r vakti i&ccedil;in birer fırsat olarak g&ouml;steriyor. O halde bu bakış a&ccedil;ısına g&ouml;re, musibet ve bel&acirc;lar, kurbanlarını yok eden ama&ccedil;sız olaylar değil, Allah&rsquo;ı tanımak, hikmetini anlamak ve sığınmak i&ccedil;in birer fırsattır.<BR><BR><EM><STRONG>*** İNSANIN ACI &Ccedil;EKMESİ VE İLAHİ ADALET Prof. Dr. Fauzan Saleh, Kediri &Uuml;niversitesi, ENDONEZYA</STRONG></EM><BR>Nursi&rsquo;nin eserlerinde ilahi adalet temel bir konudur. Bu mesele, Risale-i Nur&rsquo;un bir &ccedil;ok yerinde farklı başlıklar altında işleniyor. S&ouml;zler adlı eserinde yaptığı gibi, adalet birbirine zıt iki t&uuml;re ayrılır: m&uuml;spet (pozitif) ve menfi (negatif) adalet. Pozitif adalet, &ldquo;hak edene hakkını vermek&rdquo; anlamına gelir, bu adalet d&uuml;nyanın her zaman her tarafında her mahlukta g&ouml;r&uuml;lmektedir. Adaletin bu t&uuml;r&uuml;nde Y&uuml;ce Yaratıcıdan istenilen b&uuml;t&uuml;n arzu ve isteklere cevap verilir, ta ki varlık ve hayatın ihtiya&ccedil;ları karşılansın. Diğer adalet t&uuml;r&uuml; olan negatif adalet ise, &acirc;dil olmayanı cezalandırır; haksızlık edenlere haksızlıklarına karşılık ceza verir. Nursi&rsquo;ye g&ouml;re bu &ccedil;eşit adalet, bu &acirc;lemde tam olarak uygulanamıyor, hatta bunun da &ouml;tesinde negatif adaletin uygulanmadığını g&ouml;steren sayısız işaret olduğu da vurgulanmaktadır. Nursi, Ad ve Semud kavmi başta olmak &uuml;zere isyank&acirc;r insanlara tarih boyunca verilen cezalara vurgu yapmaktadır. Nursi&rsquo;ye g&ouml;re, k&acirc;inatta g&ouml;zle g&ouml;r&uuml;len b&uuml;t&uuml;n ger&ccedil;ekler, ilahi adaletin mevc&ucirc;dyetini g&ouml;sterir.<BR>Said Nursi&rsquo;nin d&uuml;ş&uuml;ncesinden anlaşılan şu ki, dindarlar kesinlikle &uuml;mitlerini yitirmemeli ve hayatın zorluk ve acıları karşısında &uuml;mitsizliğe d&uuml;şmemelidir. Onlar, emin ve kararlı bir şekilde kalmalıdırlar, adalet ve merhamet sahibi, c&ouml;mert olan Allah&rsquo;a g&uuml;venlerini s&uuml;rd&uuml;rmelidirler.<BR><BR><EM><STRONG>*** T&Uuml;RK HALKININ I. D&Uuml;NYA SAVAŞINDA &Ccedil;EKTİĞİ ACILAR VE NURSİ: İLAHİ CEZA Prof. Dr. Brian Capper, Canterbury Christ Church &Uuml;niversitesi, İNGİLTERE</STRONG></EM><BR>Brian Chapper, tebliğinde Said Nursi&rsquo;nin g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; bir r&uuml;yadan yola &ccedil;ıkarak T&uuml;rk halkının I. D&uuml;nya Şavaşı&rsquo;nda &ccedil;ektiği acılara dini bir perspektiften getirdiği yoruma değinir. Capper, Said Nursi&rsquo;nin g&ouml;r&uuml;şleri &ccedil;er&ccedil;evesinde şu noktaları dile getirir: <BR>Nursi, elit kesim ile halk arasındaki d&uuml;şmanlığı ortadan kaldırmada zek&acirc;tın &ccedil;ok &ouml;nemli bir yeri olduğunu s&ouml;yler. Said Nursi&rsquo;ye g&ouml;re, dindar insanlar kendilerindeki servetin kendilerine ait olmadığı bilincindeler, onlar kendilerine verilen nimetlere karşılık ne kendilerine ne de başka şeylere minnet duyarlar. Onların minneti, sadece bu serveti kendilerine bağışlayan Y&uuml;ce Allah&rsquo;adır. Bu bakış a&ccedil;ısı, şefkat ve merhametin bir gereği olarak adalet ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k getirir; yardımda bulunan kişi, yardım alan kişiyi sosyal eşitsizlikten kurtarır. Fakir, kendisine ihsan edene değil, Allah&rsquo;a m&uuml;teşekkir olur. <BR>Nursi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; r&uuml;yanın yorumu &ccedil;er&ccedil;evesinde, toplumdaki istikrarsızlık ve ahlaksızlığın &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de ekonomik kaoslardan kaynaklandığını s&ouml;yler. Toplumdaki sosyal bozulmanın bencillik ve ahl&acirc;ksızlıkla başladığını vurgulayan Nursi, bu sosyal bozulmanın temelini aşağıdaki iki c&uuml;mlede &ouml;zetler:<BR>1.&nbsp;Ben tok olsam başkaları a&ccedil;ıklıktan &ouml;lse bana ne.<BR>2.&nbsp;Sen &ccedil;alış, ben yiyeyim. <BR><BR><EM><STRONG>*** K&Uuml;LT&Uuml;R&Uuml;N &Ouml;Z&Uuml; OLARAK ADALET Prof. Dr. Muhammed Ahmed el-K&acirc;mil, San&rsquo;a &Uuml;niversitesi, YEMEN </STRONG></EM><BR>&Uuml;stad Bedi&uuml;zzaman Said Nurs&icirc;&rsquo;nin beşerin manev&icirc; hastalıklarına &ccedil;ok hassas ve dakik teşhisler koyduğunu ifade eden Prof. el-K&acirc;mil, aynı zamanda O&rsquo;nun s&ouml;z konusu hastalıklara şif&acirc; verecek ila&ccedil;ları da sunduğunu s&ouml;ylemektedir. el-K&acirc;mil şunları s&ouml;yl&uuml;yor:<BR>Nurs&icirc;, beşer&icirc; medeniyette olumsuz yansımaları olan hastalıklara, akla, kalbe, nefse ve vicdana beraberce hitap edebilen ikn&acirc; edici bir metotla &icirc;manın k&ouml;klerini takviye eden bir re&ccedil;ete sunmaktadır. Nurs&icirc; tarihin hareketini okurken ve hadiseleri değerlendirirken İsl&acirc;m&icirc; metodoloji ve bakış a&ccedil;ısına g&ouml;re bir yol izleyerek, &ccedil;ok dengeli bir tavır ortaya koymaktadır. Buna g&ouml;re mesela tarih&icirc; hadiseler, sadece insan fiilinin mahsul&uuml; değildir; bilakis bir hadisede hem insanın hem de&nbsp;kader-i İl&acirc;h&icirc;nin beraberce tasarrufu bulunmaktadır. Tarih&icirc; bir hadisede İl&acirc;h&icirc; adalet, adil bir şekilde ve o hadisenin ger&ccedil;ek sebep ve hikmetlerine bakarak insanın fillerine m&uuml;dahil olabilmektedir. <BR>&Uuml;stad Nurs&icirc;, tarih&icirc; bir takım hadiselere değindiği yerlerde insanların her zaman ve mekanda istifade edebileceği Kur&rsquo;an&icirc;-tarih&icirc; boyutun ehemmiyete vurgu yapmaktadır. Zira ona g&ouml;re bu hadiseler, kainatta ve beşer d&uuml;nyasında sabit ve um&ucirc;m&icirc; olan İl&acirc;h&icirc; kanunların birer k&uuml;&ccedil;&uuml;k num&ucirc;nesi h&uuml;km&uuml;ndedir.<BR><BR><EM><STRONG>*** NURSİ&rsquo;NİN ŞEFKAT ANLAYIŞI VE KANT&rsquo;IN BAŞKASINI D&Uuml;Ş&Uuml;NME TEORİSİ Prof. Dr. Ian Kaplow, Hildesheim &Uuml;niversitesi, Almanya</STRONG></EM><BR>Tebliğinde Said Nursi&rsquo;nin şefkat anlayışını ve Kant&rsquo;ın başkasını d&uuml;ş&uuml;nme teorisini karşılaştıran Kaplow, Nursi&rsquo;yle ilgili şu tespitlerde bulunuyor:<BR>İyi bir insan olma noktasında Said Nursi&rsquo;nin d&uuml;ş&uuml;ncesinde şefkat &ccedil;ok &ouml;nemli bir role sahip olup, modern anlayıştan farklı olarak adalet anlayışıyla bağlantılıdır. Nursi&rsquo;ye g&ouml;re her kim Allah&rsquo;ın merhamet ve şefkatine sığınırsa o doğru ve m&uuml;stakim bir insan olur ve merhamet sahibi Allah tarafından ağarlanan bir misafir olur. Masum bir insana zarar vermekten sakınmak, Nursi&rsquo;nin şefkat k&ouml;kenli ahl&acirc;k ve adalet anlayışında bir zorunluluktur. <BR><BR><EM><STRONG>*** ADALET, SAİD NURSİ, İSLAM VE HRİSTİYANLIK: DİNLER VASITASIYLA SINIRLAR &Ouml;TESİ BİR İŞ BİRLİĞİ&nbsp;ZEMİNİ&nbsp;Ross Nicall Ferguson Collins, Anglikan Rahip, İNGİLTERE</STRONG></EM><BR>Globalleşen d&uuml;nyada bir &ccedil;ok adaletsizliklerin yaşandığını dile getiren yazar, bu adaletsizliklerin dinler arası iş birliği ile azaltılabileceğini dile getirmektedir. &Ouml;zellikle, Said Nursi&rsquo;nin g&ouml;r&uuml;şlerinin bu konuda benzer yaklaşımlar g&ouml;steren bazı Hristiyan liderlerin g&ouml;r&uuml;şleriyle mukayese edilmesinin faydalı olacağını ifade etmektedir.<BR>Yazar, yer yer Risalelerden iktibaslar yaparak insanlık i&ccedil;in daha onurlu bir hayat ve&nbsp;daha&nbsp;yaşanılır adil bir d&uuml;nya i&ccedil;in&nbsp;Nurs&icirc;&rsquo;nin fikirlerinin bir an evvel dinler arası iş birliği ile&nbsp;uygulamaya ge&ccedil;irilmesinin gereğini anlatıyor. Bunun yanı sıra, zekatın haram kılınması ve zekatın vacip oluşunun, &ouml;zellikle Afrika&rsquo;da yoksullukla m&uuml;cadelede ne derece &ouml;nemli olduğunu ifade ediyor; gelişen teknoloji ile d&uuml;nyanın daha adil y&ouml;netilebileceğini ve bunun esaslarının da Risalelerde ele alındığı &uuml;zere vahiy esaslı Kur&rsquo;an medeniyetinde olduğunu vurguluyor. (Makalede bu konu, felsefe ve Kur&rsquo;an medeniyetlerinin mukayeseleri yapılarak ele alınmış).<BR><BR><EM><STRONG>*** BEDİ&Uuml;ZZAMAN&rsquo;IN VİCDANA DAYALI SOSYAL HUKUK VURGUSU: ADALETE GİDEN KESTİRME YOL Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İnsani Değerler ve Ruh Sağlığı Vakfı Başkanı-Psikiyatri Uzmanı, T&Uuml;RKİYE</STRONG></EM><BR>Bedi&uuml;zzaman &ldquo;Saadet-i beşeriye, d&uuml;nyada adalet ile olabilir. Adalet ile doğrudan doğruya Kur&rsquo;an&rsquo;ın g&ouml;sterdiği yol ile olabilir&rsquo;&rsquo; diyor. Evet iman, kalpte, kafada daimi bir manevi yasak&ccedil;ı bıraktığından fena meyelanlar histen, nefisten &ccedil;ıktık&ccedil;a &ldquo;yasaktır&rdquo; der terk eder ka&ccedil;ınır&rdquo; diyerek&nbsp;vicdani bek&ccedil;inin, zihinsel j&uuml;rinin &ouml;nemini vurguluyor. (Hutbe-i Şamiye 1. Zeyl (82-83)<BR>Ayrıca eğer beşer &ccedil;abuk aklını başına almazsa, İlahi adalet &ouml;l&ccedil;&uuml;lerine uygun davranmazsa &ldquo;maddi manevi kıyametler başlarına kopacak, anarşilere ve ye&rsquo;c&uuml;c ve me&rsquo;c&uuml;ce teslim-i silah edecekler&rdquo; diyerek asrın insanını uyarıyor. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde şiddetin, intiharların, boşanmaların, uyuşturucu kullanımının, gay ve lezbiyen akımlarının batı toplumlarında dalga dalga yayılması adalet &ouml;l&ccedil;&uuml;lerinin bozulması ile ilgili olduğu dikkatli tespitlerle anlaşılmaktadır. ABD&rsquo;de &ccedil;ocuk ıslah evlerinde su&ccedil;lu &ccedil;ocuklara merhamet ve empati duygularını &ouml;ğretmeden toplum i&ccedil;ine bırakmama adli psikiyatri uygulaması olarak bilinmektedir.<BR>Ra&rsquo;d suresi 11. ayette &ldquo;Bir kavim kendi durumunu değiştirmedik&ccedil;e Allah onların durumunu değiştirmez&rdquo;. Şura suresi 38. Ayette &ldquo;Onlar meselelerini aralarında istişare ederler&rdquo; gibi ayetler ve &ldquo;Nasılsanız &ouml;yle idare edilirsiniz&rdquo; hadis-i şerifi insanları zorla M&uuml;sl&uuml;man yapmaktan men eder. &ldquo;Dinde zorlama yoktur&rdquo; ayeti doğru yorumlanırsa İslam dininin demokratik cumhuriyet y&ouml;netimi ile doku uyuşmazlığı i&ccedil;inde olmadığı tezinin Bedi&uuml;zzaman tarafından savunulduğunu s&ouml;ylemek yanlış olmayacaktır.<BR>Sonu&ccedil; olarak, Bedi&uuml;zzaman adaleti kişinin i&ccedil; d&uuml;nyasında, ilim &ccedil;evrelerinde ve insanlarla ilişkilerinde ve halkın temsilciler aracılığı ile kendini y&ouml;netmesini tezinde hem değer olarak hem de y&ouml;ntem olarak savunmuştur. &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&ccedil;&uuml;l&uuml;k, &ccedil;oğulculuk, katılımcılık gibi temel demokratik değerleri eserlerinde ısrarla vurgulamıştır. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde bu değerleri savunanlara din adına kafir diyen ve kanları helaldir diyenlerin varlığı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;rse Bedi&uuml;zaman&rsquo;ın &ccedil;ağımızın bir fırsatı olduğu anlaşılır.<BR><BR><EM><STRONG>*** İSLAM&rsquo;IN GER&Ccedil;EK BİR TEMSİLCİSİ OLARAK RİSALE-İ NUR Claire Forbes, Londra &Uuml;niversitesi, İNGİLTERE</STRONG></EM><BR>Claire, tebliğinde İngiliz medyasındaki İslam ve İslam&rsquo;ın ger&ccedil;ek bir temsilcisi olarak g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; Said Nursi ve Risale-i Nurla ilgili şu noktalara değinmektedir: <BR>Said Nursi eserlerinde devamlı İslam ile batı arasında karşılaştırmalar yapar. Onun batı medeniyetiyle ilgili eleştirisi ve İki Avrupa&rsquo;dan bahsetmesi -birisi erdemli faziletli, diğeri &ccedil;&ouml;km&uuml;ş, bozulmuş Avrupa- İngiliz gazeteleri i&ccedil;in M&uuml;sl&uuml;manları ve İslam&rsquo;ı tanımlamaları a&ccedil;sından aydınlatıcı olabilir. <BR>Said Nursi faziletli Avrupa medeniyetini ş&ouml;yle tanımlar: Takip ettiği bilim, adalet ve doğruya hizmet eder; ve sanayi ve sosyal hayat i&ccedil;in faydalıdır. Ona g&ouml;re b&uuml;t&uuml;n bu g&uuml;zellikler de Avrupa ger&ccedil;ek Hrıstiyanlıktan beslenmiştir. O ayrıca, şeriat ve hadis medeniyetinin g&uuml;&ccedil;, kuvvet yerine doğruyla işlediğini s&ouml;yler, faydacılık yerine erdem, ırk&ccedil;ılık yerine birliktelik, kavga &ccedil;ekişme yerine karşılıklı yardımlaşmayı koyar. <BR>Radikaller, İslam ve batı arasındaki &ccedil;atışma i&ccedil;in medyayı başarıyla kullanıyorlar. Eğer ger&ccedil;ek M&uuml;sl&uuml;manlar bu radikallerin g&ouml;r&uuml;şlerine karşı iseler, onlar kendilerini bu radikallerin platformundan uzak tutmalıdırlar. Said Nursi&rsquo;nin alternatif perspektifi ve Risale-i Nurdaki &ouml;ğretisi, İngiliz medyası tarafından pek bilinmiyor. Son on iki ayda tek bir İngiliz gazetesi bile bu t&uuml;r konularda Nursi ile ilgili bir referans g&ouml;stermemiştir. Medyada &ccedil;ıkan haberlere &ndash;Said Nursi merkezli- cevaplar vererek M&uuml;sl&uuml;manlar medyadaki İslam&rsquo;ın olumsuz bilinen imajını değiştirebilirler. <BR><BR><EM><STRONG>*** BASKI VE ZULME DİRENMEDE METİN&nbsp;HAYAT &Ouml;RNEKLERİ Prof. Dr.&nbsp;Martyn Percy, Ripon &Uuml;niversitesi, İNGİLTERE</STRONG></EM><BR>Tebliğinde Said Nursi, Trevor Huddleston ve Martin Luther King&rsquo;i baskı ve zul&uuml;mlere direnme ve adalet i&ccedil;in m&uuml;cadele noktasında karşılaştıran Percy, Nursi ile ilgili olarak şu noktaları vurgular: Nursi, s&ouml;ylemlerinde hukuk, adalet, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k, kardeşliğin İslam&rsquo;ın emri olduğunu s&ouml;yler. Daha da &ouml;tesinde, bu t&uuml;r kavramların Hz. Muhammed (a.s.m.) tarafından uygulandığını vurgular ve sonrasında ise, bu kavramların bizzat Hz. Muhammed (a.s.m.) tarafından uygulandığını yazar. Bundan dolayı Nursi; despotizmin İslam&rsquo;la kesinlikle uyuşmadığını savunur. <BR>Nursi&rsquo;nin vizyonu &ndash;dini doğru ve değerlerle desteklenen &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k, adalet, sosyal refah- ironik olarak moderniteye karşı ılımlıdır. Mesela, O, bir taraftan bilimsel ve mec&acirc;z&icirc; bir dil kullanırken, diğer taraftan dinle&nbsp;bilim arasındaki uyumu daha derin bir şifre ile ortaya koyar.<BR><BR><EM><STRONG>*** SAİD NURSİ&rsquo;NİN D&Uuml;Ş&Uuml;NCESİNDE HAKİKİ ADALETİN B&Uuml;Y&Uuml;K TEMSİLCİ OLARAK İMAM ALİ&rsquo;NİN YER Prof. Dr. Hamidreza Ayatollahy, Allameh Tabatabaii &Uuml;niversitesi, İRAN </STRONG></EM><BR>Said Nurs&icirc;, Mektubat adlı eserinde Hz. Ali&rsquo;yi hakiki adaletin (ad&acirc;let-i mahza) en b&uuml;y&uuml;k temsilcisi olarak tanımlar. Nursi&rsquo;ye g&ouml;re Hz. Ali kendi zamanında hakiki adaleti temsil etmiştir. Hz. Ali&rsquo;nin halifeliği zamanında bazı karışıklıklar &ccedil;ıkmış ve savaşlar yapılmıştır. Said Nurs&icirc;; bu karışıklığın Hz. Ali&rsquo;nin hakiki adaleti istemesinden dolayı &ccedil;ıktığını s&ouml;yler. Diğerleri &ndash;kendisine karşı &ccedil;ıkanlar- İslam devletini kuran ilk kuşak olmalarına rağmen, adalet-i mahzaya dayanamamış, onun yerine adalet-i izafiyeyi &ndash;g&ouml;receli adalet- tercih etmişlerdir.<BR>Said Nurs&icirc;&rsquo;ye g&ouml;re masum bir insanın hakkı, b&uuml;t&uuml;n bir topluluğun hatırı i&ccedil;in bile feda edilemez. Bir fert cemaate, &ccedil;oğunluğa, topluma, devlete kurban edilemez. Y&uuml;ce Allah&rsquo;ın indinde hak haktır, b&uuml;y&uuml;ğ&uuml; ve k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml; arasında hi&ccedil; bir fark yoktur. <BR><BR><EM><STRONG>*** CİNSİYETTE ADALET Dr. Paddy Daniel, Canterbury Christ Church &Uuml;niversitesi, İNGİLTERE</STRONG></EM><BR>Bana g&ouml;re cinsiyet adaleti bir uzay boşluğu gibi sınırsız olmalı ve b&uuml;t&uuml;n insanlık bu adalet &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne en y&uuml;ksek seviyede sahip olmalıdır. Bedi&uuml;zzaman Said Nursi&rsquo;nin adalet &ldquo;Kur&rsquo;an&rsquo;dan alınmış kutsal, doğru ve hak prensiplerine bağlı olmalı&rdquo; ifadesi&nbsp;ilk etapta bu boşluğu sınırlandırıyor gibi g&ouml;r&uuml;nebilir. Hıristiyan ve M&uuml;sl&uuml;man feministler arasındaki anlamlı diyalogun olabilmesi, bir anlaşma ve &ccedil;er&ccedil;eve sınırı belirlemek yerine tartışma ve aktif dinleme fırsatıyla doğabilir. <BR>Fakat, Risale-i Nur&rsquo;un adalet anlayışı &ldquo;İlahi adalet bireye, topluma, kişiye ve b&uuml;t&uuml;n insanlığa bir fert gibi eşit davranır.&rdquo; temel anlayışına dayanır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; b&uuml;t&uuml;n fertler &ndash;yaratılış ve esmanın tecellisine mazhar olmak noktasında- yaratıcının katında eşittirler. Her ne kadar bu anlayış, Kur&rsquo;an&rsquo;ın i&ccedil;indeki &ouml;ğretilere dayanıyorsa da onun &ouml;tesinde oluşan boşlukta Hıristiyanlar ve M&uuml;sl&uuml;manlar bu noktada etkili bir şekilde birbirleriyle iletişim kurabilirler.<BR>Said Nursi&rsquo;nin tabiat ve insanlık i&ccedil;indeki Allah anlayışı, Hristiyan bayanlar i&ccedil;in kendilerini Allah&rsquo;ın yery&uuml;z&uuml;ndeki bir tecellisi g&ouml;rmeleri a&ccedil;ısından son derece &ouml;nemli ve anlamlıdır. Her ne kadar Nursi, eserlerinde kutsal kitabın &ouml;nemini ve Allah&rsquo;ın &ldquo;ol&rdquo; emrini vurgulamışsa da onun yorumu olan &ldquo;hava &ccedil;ok merhametli ve c&ouml;mert olan Allah&rsquo;ın hızlı ve &ccedil;evik bir hizmetk&acirc;rı olarak yery&uuml;z&uuml;nde Allah&rsquo;ın misafirlerine (insanlığa) hizmet ediyor&rdquo; ifadesi Hıristiyan bayanları Kur&rsquo;an&rsquo;daki ilahi anlayışın dışında tutmaz. Nursi&rsquo;nin anlayışına g&ouml;re erkek-bayan Allah&rsquo;ın yery&uuml;z&uuml;ndeki misafirleri olma noktasında eşittirler.<BR><BR><EM><STRONG>*** KADIN VE ERKEK ARASINDA ADALET VE EŞİTLİK Murat &Ccedil;iftkaya, Alfred &Uuml;niversitesi, T&Uuml;RKİYE</STRONG></EM><BR>Bedi&uuml;zzaman'ın kadın ve erkeğe mirastan farklı &ouml;l&ccedil;&uuml;lerde pay verilmesini tahlil ederken kullandığı &uuml;slup ve yaklaşımı, benzer konularda kendisini sek&uuml;ler modernist h&uuml;cumlar karşısında zorda hisseden dindarlara yol g&ouml;sterici niteliktedir.&nbsp;Bedi&uuml;zzaman, kimi modernist M&uuml;sl&uuml;man d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rlerin yaptığı gibi savunmacı bir tavra girmez; tam aksine, Kur'an&icirc; h&uuml;km&uuml; "adaletsizlik"le su&ccedil;layan ve eşitlik adı altında hak ve adaleti tesis ettiğini iddia eden sek&uuml;ler meden&icirc; hukukun haksız ve adaletsiz davrandığını ifade eder. Bedi&uuml;zzaman, kadın ve erkeğin birbirine fıtr&icirc; meylinin ve bu meyil sonucunda aile birlikteliğini ger&ccedil;ekleştirmelerinin, d&uuml;nyev&icirc; istek ve ihtiya&ccedil;lardan &ouml;te, Yaratıcılarını daha iyi tanımaya, kulluğa ve sonsuz hayata y&ouml;nelik olduğunu ifade eder. <BR><BR><EM><STRONG>*** RİSALE-İ NUR PERSPEKTİFİNDE&nbsp;MİRASTA&nbsp;ADALET Prof. Dr. Abdulvahid Zennun Taha, Musul &Uuml;niversitesi, IRAK</STRONG></EM><BR>&Uuml;stad Said Nursi Hazretleri, Allah&rsquo;ın erkek &ccedil;ocuğun malından anaya verdiği altıda bir hisseyi (s&uuml;d&uuml;s) ananın hakkına ve b&uuml;t&uuml;n fedakarlığına rağmen yasaklayan beşeri kanunlara şiddetle karşı &ccedil;ıkar. Bu uygulamayı b&uuml;y&uuml;k bir yanlışlık ve korkun&ccedil; bir zul&uuml;m olarak addeder. Evet bu g&ouml;r&uuml;ş, hakkın ve adaletin ta kendisidir. <BR>Oğullarının saadeti i&ccedil;in hayatını feda eden anaya layık g&ouml;r&uuml;len en d&uuml;ş&uuml;k hissedir. Anayı sosyal d&uuml;zen adına bu hakkından soyutlamak, İslam adaletinin toplumda eşitliği sağlamak i&ccedil;in temin ettiği analık haysiyetini rencide etmek demektir.<BR><BR><EM><STRONG>*** HAYATTA VE D&Uuml;Ş&Uuml;NCEDE&nbsp;DENGE: NURSİ&rsquo;NİN ADALET ANLAYIŞI Edip İbrahim El-Debbağ, Araştırmacı Yazar, IRAK</STRONG></EM><BR>Said Nursi Hazretleri k&acirc;inatın c&uuml;z ve k&uuml;lliyatında cari olan denge ve ahenk&nbsp;kanunundan&nbsp;yola &ccedil;ıkarak ısrarla kainatın b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;ne kıyasen k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir varlığın yaratılış mizanının da kainattakine denk olduğunu ve kainatın esası mesabesinde olduğunu vurgular. Bu sebeple bu d&uuml;nya insana hem bir mesken, hem de sınırsız fikir ve vicdani buluşlarına ve insani ve ruhi terakkilerine mekan olarak se&ccedil;ilmiştir. Bu terakkiler insanı, kainatla boy &ouml;l&ccedil;&uuml;şmeye, &uuml;st&uuml;ne gitmeye, inanılmaz bir istekle ve mukavemet edilmez bir &uuml;st&uuml;nl&uuml;kle bazı gezegenlerini tanımaya ve her k&ouml;şesini taramak gayesiyle kapısını a&ccedil;maya ehil kılmıştır. Yerin yaratılış mizanı da kainata denktir. Kur&rsquo;an&rsquo;dan ilham alarak Nursi eserlerinde bu hususu sık sık dile getirir. Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;da g&ouml;kler zikr edildiği zaman -kainat denkleminde merkezi ehemmiyetine binaen- arkasından mutlaka yer, yani bu d&uuml;nya da zikredilir.<BR><BR><EM><STRONG>*** SAİD NURSİ&rsquo;NİN &ldquo;ADALET&rdquo; ANLAYIŞI VE&nbsp;BUDİZM&rsquo;DEKİ KARŞILIĞI Prof. Dr. Burkhard Scherer,&nbsp;Canterbury Christ Church &Uuml;niversitesi, İNGİLTERE</STRONG></EM><BR>Scherer, tebliğinde d&uuml;nyadaki adaletsizlik probleminde Kur&rsquo;an&rsquo;daki &ldquo;adl ve kıst&rdquo; kavramları ve Said Nursi&rsquo;nin eserlerinde bu kavramlara getirdiği a&ccedil;ılımları ele almakla birlikte, Budizm &ouml;ğretisinde Said Nursi&rsquo;nin &ldquo;adl ve kıst&rdquo; ile ilgili g&ouml;r&uuml;şlerini mukayeseli bir şekilde inceliyor. <BR>İslam ve Budizm modernitenin etkisinde kalmalarına rağmen kimliklerini yitirmemişlerdir. Scherer &ldquo;Said Nursi&rsquo;nin eserlerindeki adalet anlayışında Kur&rsquo;an ve İslam&rsquo;ı esin kaynağı olarak aldığını, Nursi&rsquo;ye g&ouml;re adaleti temin etmenin yolunun Kur&rsquo;an&rsquo;a doğrudan doğruya m&uuml;racaat etmekle olabileceğini&rdquo; vurgular. <BR><BR><EM><STRONG>*** ADALETİN D&Uuml;NYEV&Icirc; VE UHREV&Icirc; BOYUTU Mahir bin Muhammed Hindi, Araştırmacı-Fetih&nbsp;İslam Enstit&uuml;s&uuml;, SURİYE (Doktora &Ouml;ğrencisi )</STRONG></EM><BR>Araştırmacı adaletin dil ve terminoloji manaları &uuml;zerinde durduktan sonra, adaletle ihsan arasındaki bağlantıya değiniyor. <BR>D&uuml;nya ve ahiretin adalet &uuml;zerine bina edildiği ve adalete terett&uuml;p eden cezaların d&uuml;nya ve ahirette neler olduğunu ifade ettikte sonra, adaletin iki vechesi &uuml;zerinde duruyor: mutlak adalet ve nisbi adaletin farklılıkları anlatıldıktan sonra, yaratılışta adalet, ahlakta adalet, sosyo-ekonomide adalet, tarihte adalet, soysal ve siyasal alanlarda adalet gibi diğer boyutları de ele alıyor. <BR><BR><EM><STRONG>*** BEDİ&Uuml;ZZAMAN&rsquo;A G&Ouml;RE ADALET VE&nbsp;MİLLİYET&Ccedil;İLİK Elmira Akhmetova, Malezya İslam &Uuml;niversitesi, MALEZYA&nbsp;(Doktora &Ouml;ğrencisi)</STRONG></EM><BR>Bedi&uuml;zzamana g&ouml;re ger&ccedil;ek adalet sınıfsal ve toplumsal her seviyedeki fertleri eşit şekilde kucaklamalı ve istisnasız b&uuml;t&uuml;n hepsi i&ccedil;in emniyet ve mutluluk getirmelidir<BR>Said Nursi&rsquo;nin menfi milliyet&ccedil;iliğe karşı tavrı &ccedil;ok nettir. O, eserlerinde g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir şekilde, İslam&rsquo;ın m&uuml;spet ve kutsal milliyet&ccedil;iliğinde menfi milliyet&ccedil;ilik ve ırk&ccedil;ılığa yer olmadığını vurgular. Nursi&rsquo;ye g&ouml;re; ebed&icirc; İslam milliyet&ccedil;iliği, ge&ccedil;ici ve sağlam olmayan menfi milliyet&ccedil;ilikle sınırlandırılamaz. Bundan dolayı Nursi; eserlerinde &ccedil;ok kere kendi d&ouml;nemindeki T&uuml;rk h&uuml;k&uuml;metini kalıcı, daimi İslam milliyet&ccedil;iliği yerine menfi ve istikrarsız menfi milliyet&ccedil;iliği tercih etmesinden dolayı eleştirmiştir.<BR><BR><EM><STRONG>*** MODERNİTE VE GELENEK : BEDİ&Uuml;ZZAMAN SAİD NURSİ&rsquo;NİN HAYATI Chen Huihui Joyce, National &Uuml;niversitesi, SİNGAPUR (Doktora &Ouml;ğrencisi)</STRONG></EM><BR>Nursi&rsquo;nin dini d&uuml;ş&uuml;ncesi ve modern topluma bakışı g&ouml;steriyor ki, din felsefesiyle uğraşan sosyal bilimcilerin, dinin kendi kavramlarını kullanmak yerine ateist kavramlar kullanmaları dinin aydın d&uuml;ş&uuml;ncedeki amacını yanlış anlatmalarına sebep oluyor. Benim bu tebliğdeki amacım, din ve modernite arasında bir ayrılığın olduğu d&uuml;ş&uuml;ncesini anlamaya &ccedil;alışmaktır. Said Nursi, Risale-i Nur adlı &ccedil;alışmasında, modernitenin bazı problemlerinin -batı medeniyetiyle ilişkisi bağlamında-&nbsp;altını &ccedil;izer.<BR>Nursi&rsquo;ye g&ouml;re bilim ve d&uuml;ş&uuml;nce İslamiyet&rsquo;in getirdiği doğruları yalanlamaz. Onun &ouml;tesinde, İslamiyet&rsquo;in getirdiği doğrular ebed&icirc; olduğu i&ccedil;in, bilim ve d&uuml;ş&uuml;nce onları yalanlamak ve gizlemek&nbsp;bir tarafa dursun daha da a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarır.<BR><BR><EM><STRONG>*** K&Uuml;RESELLEŞME VE ADALET Mustafa Al-Zari, Miknas &Uuml;niversitesi, FAS (Doktora &Ouml;ğrencisi)</STRONG></EM><BR>Nurs&icirc;&rsquo;nin risalelerdeki metodu son derece kapsamlıdır. İsl&acirc;m &uuml;mmetinin tamamına hitap ediyor, asrın dilini konuşuyor. Nurs&icirc;, K&uuml;reselleşmenin &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n ge&ccedil;ici bir durum olduğunu s&ouml;yleyerek haddi zatında s&ouml;z konusu g&acirc;libiyetin&nbsp;kıymet ve ehemmiyeti olmadığını, zira hakiki akıbetin muttakiler i&ccedil;in hazırlandığını ders veriyor. <BR>Nurs&icirc;&rsquo;de adalet kavramı, siyas&icirc;, i&ccedil;tim&acirc;&icirc; ve iktis&acirc;d&icirc; adalet olmak &uuml;zere muhtelif kısımlardan meydana geliyor. Bu c&uuml;mleden olarak mesela Nurs&icirc;, hem sosyalizm hem de kapitalizmin iktisat anlayışlarından farklı olarak, iktisadı israftan uzak durarak beraberinde ş&uuml;kretmenin eşlik ettiği bir tevzi, yani Rahmanın sofrasındaki nimetlerin b&uuml;t&uuml;n mahlukata dağıtılması faaliyeti olarak g&ouml;r&uuml;yor. O k&uuml;reselleşmenin iki b&uuml;y&uuml;k &ouml;zelliği olduğu tespitini yapıyor ki bunlar, kibir ve k&uuml;f&uuml;rd&uuml;r. Diğer taraftan en tehlikeli vasıflarını ise, enaniyet ve hırs olarak g&ouml;r&uuml;yor. &Ouml;yle ki bu hırs ve enaniyetin hakimiyeti ile, kimi insanların hırsının ve menfatinin &ouml;n&uuml;nde duran her şeyi hatta b&uuml;t&uuml;n insanlığı tahrip etmek eğiliminde olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki katliamlar ve etrafımızda yaşanan kanlı savaşlar Nurs&icirc;&rsquo;nin dile getirdiği k&uuml;reselleşmenin doymak bilmez maslahatları adına insan kanının ne kadar ucuz olduğunu apa&ccedil;ık g&ouml;steriyor.<BR>B&uuml;t&uuml;n bunlara rağmen:<BR>- Nurs&icirc; medeniyetin m&uuml;spet y&ouml;nlerini ele alarak k&uuml;reselleşmeden istifadenin de m&uuml;mk&uuml;n olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor.<BR>- O, insanları k&uuml;reselleşmeye karşı yek v&uuml;cut olmaya &ccedil;ağırıyor.<BR>- K&uuml;reselleşmenin siyasi alanda sunduğu hususlardan tam olarak ka&ccedil;ınmanın yolu ve yeg&acirc;ne alternatifinin Hakaik-i Kur&rsquo;aniye olduğunu ifade ediyor.<BR>- K&uuml;reselleşmenin bir kısım kavramları siyas&icirc;, ictim&acirc;&icirc;, terbiyev&icirc; vb. i&ccedil;eriklerinden soyutlamasına karşılık, &Uuml;stad Nurs&icirc; Kur&rsquo;an&icirc; esaslar &ccedil;er&ccedil;evesinde bunları hem tashih ediyor hem de k&uuml;reselleşmenin bozuk esaslarını keskin idrakıyla keşfedip ortaya koyuyor. <BR><BR><EM><STRONG>*** BEDİ&Uuml;ZZAMAN PERSPEKTİFİNDE SOSYAL ADALETİN UYGULANMA ALANLARI Hamdavi Yusuf, V. Muhammed&nbsp;&Uuml;niversitesi, Fas (Doktora &Ouml;ğrencisi) </STRONG></EM><BR>Bedi&uuml;zzaman derin ve isabetli d&uuml;ş&uuml;ncesiyle İslami toplumun esaslarını sağlamlaştırmak, alaka ve bağlarını rahmet değerleri &uuml;zere ikame etmek gibi, Kur&rsquo;an, s&uuml;nnet ve sosyal prensipler ışığında yardımlaşma ve dayanışma uğrunda &ccedil;ok değerli kriterler i&ccedil;eren eserler kaleme almıştır. O, sosyal hastalıkları insanın zatından ve nefsinden yola &ccedil;ıkarak gidermeye &ccedil;alışmaktadır. Aynı zamanda ger&ccedil;ek d&uuml;şmanlığın, nefsi emm&acirc;reye muhalefet etmek, k&uuml;f&uuml;r ve &icirc;mansızlığı &ccedil;irkin g&ouml;rmekle olabileceğini vurgular.<BR>Bedi&uuml;zzaman Hazretleri, ihtilafı bertaraf edilmez, insani bir realite olarak g&ouml;rmektedir. Zira ancak farklı d&uuml;ş&uuml;nceler yoluyla ger&ccedil;ekler keşfedilir, fikren zenginleşme alanında yarışlar başlar, medeniyetler ilerler, sosyal yenilik ve b&uuml;y&uuml;me ger&ccedil;ekleşir.<BR><BR><EM><STRONG>*** BELALARA KARŞI NURSİ&rsquo;NİN&nbsp;ŞAHSİYET-İ MANEVİYE&nbsp; KONSEPTİ&nbsp; Lyubomır Bonchev,&nbsp;Sofya &Uuml;niversitesi, BULGARİSTAN (Doktora &Ouml;ğrencisi)</STRONG></EM><BR>Said Nursi&rsquo;ye g&ouml;re her doğru yol, er ya da ge&ccedil; Allah&rsquo;a gider ve Allah&rsquo;a giden b&uuml;t&uuml;n ger&ccedil;ek ve doğru yollar uzunluk ve kısalıklarına bakılmaksızın eninde sonunda Kur&rsquo;an&rsquo;a dayanır. Bu demektir ki, bir yol kılavuzluğunu Kur&rsquo;an&rsquo;dan aldığı kadarıyla doğrudur ve kabul edilebilir.<BR>Said Nursi&rsquo;ye g&ouml;re tasavvuf sıra dışı bir tat ve lezzet veren bir meyvedir,&nbsp;fakat hakiki ve ger&ccedil;ek iman ise ekmektir, b&uuml;t&uuml;n &uuml;mmet i&ccedil;in bir hayat kaynağıdır; veya kendi s&ouml;zleriyle s&ouml;ylemek gerekirse, &ldquo;şimdi hakikat zamanıdır tarikat zamanı değil.&rdquo;<BR>Her ne zaman, İslam &uuml;mmeti ve kardeşliği dahili ve harici d&uuml;şmanlar, karışıklıklar, ayrılıklar tarafından tehdit edilmişse, o zaman, Kur&rsquo;an ve birlik olma adına uhuvvet, kardeşlik, sadakat ve fedakarlık &ouml;n plana &ccedil;ıkmıştır. Birlik olmakla ortaya &ccedil;ıkan kolektif şahsiyet, b&uuml;t&uuml;n belaların &uuml;stesinden gelir.<BR><BR><EM><STRONG>*** HUTBE-İ ŞAMİYE PERSPEKTİFİNDE&nbsp;ADİL BİR TOPLUMUN İNŞASINDA İSLAM&rsquo;IN ROL&Uuml; Atanas Shinikov, Sofya &Uuml;niversitesi, BULGARİSTAN (Doktora &Ouml;ğrencisi)</STRONG></EM><BR>Said Nursi&rsquo;nin 1911&rsquo;de Şam&rsquo;da verdiği ve M&uuml;sl&uuml;man d&uuml;nyasının en &ouml;nemli altı meselesini anlattığı Hutbe-i Şamiye, Eski Said d&ouml;nenimin en &ouml;nemli eserlerinden birisidir. Nursi, M&uuml;sl&uuml;manları uyarmak i&ccedil;in altını &ccedil;izdiği temel meselelerin birer hastalık gibi intişarını, M&uuml;sl&uuml;man toplumunların dini uygulamalardan uzak olmalarına bağlar. M&uuml;sl&uuml;manların temel sorunlarının &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesi i&ccedil;in yeniden dine sarılmaları gerektiğini s&ouml;yler. Said Nursi eserlerinde devamlı olarak &ldquo;despotizm, ahl&acirc;ksızlık ve dejenerasyonla&rdquo; m&uuml;cadele etmenin re&ccedil;etesinin Kur&rsquo;an&rsquo;da olduğunu belirtir. Said Nursi&rsquo;nin yaklaşımına g&ouml;re İslam toplumunda adaleti temin etmenin yegane yolu İslam&rsquo;ın temel değerlerini yeniden uygulamaya koymaktır. <BR><BR><EM><STRONG>*** İNSANLARIN HAL-TAVIRLARINDA İLAHİ TECELLİ VE ADALETİN ETKİSİ Divali Haci Şeli, Musul &Uuml;niversitesi, IRAK (Doktora &Ouml;ğrencisi)</STRONG></EM><BR>Bedi&uuml;zzaman&rsquo;ın Risalelerinin fezasında seyahat etmek, derinliklerine dalmak bir nimet-i İlahiyedir. Bu nimeti tatmayan bilemez. Seyahat eden kimse ise g&uuml;zel sıfatlar sahibi olan Hak&rsquo;tan gelen m&uuml;barek Kur&rsquo;an&rsquo;ın g&ouml;lgesinde Risalelerde değerlinin değerlisini, g&uuml;zelin g&uuml;zelini bulur. İstediği, aradığı, peşine d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; manalara, sırlara, letafetlere, n&uuml;ktelere, mesellere kavuşur. Zira beşeriyet her &ccedil;eşit medeniyetiyle, rengiyle doğru bir medeniyeti kavrama şuurunun nimetine erişmek ve &ccedil;ok kıymetli bir medeniyet değeri olan adalet dolu daha iyi bir d&uuml;nyaya kavuşmak i&ccedil;in değerli bir define olan Risalelere hakikaten muhta&ccedil;tır. <BR><BR><EM><STRONG>*** &Uuml;&Ccedil; &Ouml;NEMLİ İSLAM D&Uuml;Ş&Uuml;N&Uuml;R&Uuml;N&Uuml;N HAYATINDA ADALET Fred Reed, Araştırmacı-yazar, KANADA</STRONG></EM><BR>Tebliğinde Sheikh Ahmadou Bamba, Abdulhamid bin Badis ve Bediuzzaman Said Nursi&rsquo;yi adalet i&ccedil;in&nbsp;m&uuml;cadele etme noktasında karşılaştıran Reed şu tespitlerde bulunur: Laik cumhuriyet d&ouml;neminde inan&ccedil; &uuml;zerinde bir baskı oluşturuldu. Said, kendini bu anlamda inancın savunucusu olarak g&ouml;rd&uuml;. 20 yıllık s&uuml;rg&uuml;n, hapis ve yokluklar i&ccedil;inde yazılan Risale-i Nurlar; adalet prensiplerinin somutlaşmış bi&ccedil;imi, insanın i&ccedil; d&uuml;nyasının ifadesi, ruhsal d&ouml;nemlerin ifadesi, mahkeme savunmalarının yer aldığı, talebelerine ve takip&ccedil;ilerinin sorularına verdiği cevaplar, inan&ccedil; ve uygulamayla ilgili sorular ve onlara cevap niteliğinde ortaya konmuş toplumsal davranışları bize anlatmaktadır. <BR>Sheikh Ahmadou Bamba, Abdulhamid Ben Badis ve Bediuzzaman Said Nursi, bu her &uuml;&ccedil; İslami ıslahat&ccedil;ının&nbsp;hayat ve &ccedil;alışmaları kavramsal olarak bir yere oturtulamaz. Her birisi farklı sosyal ortamlar ve tarihi şartlarda doğdular. Fakat onlar, s&ouml;m&uuml;rgeciliğe karşı m&uuml;cadele noktasında buluştular, ya direkt -Senegal ve Cezayir&rsquo;de olduğu gibi- ya da dolaylı olarak -Osmanlı sonrası T&uuml;rkiye&rsquo;de olduğu gibi- m&uuml;cadele ettiler. Dahası, onların m&uuml;cadelesi inan&ccedil;larına dayanıyordu ve s&ouml;m&uuml;rgecilik projesinde İslam&rsquo;ın tehlikede olduğunun da farkındaydılar. Onlar politikayla ilgilenmediler, hatta politikaya karşıydılar. Daha da &ouml;tesi, politika onları takip etti. Onlar adaleti sağlamak i&ccedil;in &ndash;ki İslami terminolojideki en g&uuml;zel karşılığı &lsquo;Allah&rsquo;tan başka kimseye boyun eğmemek&rsquo;tir- kendilerini daha uzun yaşatacak hareketler kurdular ve kendi &uuml;lkelerinde kararlı bir şekilde ortaya &ccedil;ıktılar, hatta kendi milli sınırlarını aşarak d&uuml;nyaya yayıldılar.<BR><BR><EM><STRONG>*** RİSALE-İ NUR&rsquo;DA ADALET:&nbsp;&Ccedil;AĞDAŞ BİR ANALİZ Dr. Abdulhadi Dehhani, Cedide&nbsp;&Uuml;niversitesi, FAS</STRONG></EM><BR>Bedi&uuml;zzaman Said Nursi Hazretleri adalet-i ilahiyenin Rabbani &ouml;zelliklerine işaret etmeye &ccedil;ok &ouml;zen g&ouml;stermiştir. Yaratılış aleminde var olan tecellilerini de ortaya koyarak d&uuml;nyada bu esas &uuml;zerine bina edilen davranışlarla ilgili manaları ve ahirete terett&uuml;p eden neticeleri&nbsp;izah etmiştir. O bunları meşiet-i ilahiye konusunda vurgulamaktadır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; adaletiyle g&ouml;kleri ve yeri var eden bir zatın m&uuml;k&acirc;fat ve cezası olması lazım gelir. Bu m&uuml;k&acirc;fat ve ceza da cennet ve cehennemi iktiza eder. Bu da adalet-i ilahiyenin m&uuml;kemmel ve tam olmasından ileri gelir. Cez&acirc; ve m&uuml;k&acirc;f&acirc;t ise, Allah&rsquo;ın hikmet ve &ouml;l&ccedil;&uuml;yle kurduğu eksiksiz, noksansız k&acirc;inatın kanunlarıyla da uyum sağlar. İşte buna Bedi&uuml;zzaman Said Nursi Hazretleri Adalet-i Mutlaka adı vermektedir.<BR><BR><EM><STRONG>*** ADALETİN D&Uuml;NYEV&Icirc; VE UHREV&Icirc; BOYUTU Dr. Mustafa El Vazifi, Kadi İyaz &Uuml;niversitesi, FAS</STRONG></EM><BR>Said Nursi Hazretleri &ccedil;eşitli boyutlarıyla adaleti ele almıştır. O adalete yalnızca d&uuml;nyevi &ccedil;er&ccedil;evenin sınırları i&ccedil;inde bakmadı. Aksine onun teorik planda ve ger&ccedil;ek hayattaki yansımaları ve boyutlarına da baktı. B&ouml;ylece bu bakış a&ccedil;ısına g&ouml;re, adaletin; tabiatta, insanda, ahirette, hesap g&uuml;n&uuml;nde ve her şeyde elle tutulur bir hale gelmesi m&uuml;mk&uuml;n oldu. İşte bundan dolayı da, b&uuml;y&uuml;k bir ıslahat&ccedil;ı olan Said Nursi Hazretlerinin m&uuml;kemmelliği, her konuda sergilediği dengeli ve istikametli tarzı değişik vecheleriyle ele alınıp değerlendirilmelidir.<BR><BR><EM><STRONG>*** TEVHİD, N&Uuml;B&Uuml;VVET VE AHİRET&nbsp;BAĞLAMINDA ADALET Dr. Abdullatif Moumen, Arap&ccedil;a-İslami Bilimler Fak&uuml;ltesi, BAE</STRONG></EM><BR>Risale-i&nbsp;Nur&rsquo;da Allah&rsquo;ın vahdaniyetine ve v&uuml;cuduna g&ouml;t&uuml;ren mantıki ve akli deliller ele alınmıştır. N&uuml;b&uuml;vvet hakikatinin marifetullahla olan derin bağları &uuml;zerinde durulmuş, melaike, iman-ahiret hakikati, maddenin ge&ccedil;ici ve ruhun baki oluşu&nbsp;detaylı olarak incelenmiş ve adaletle m&uuml;nasebetleri tahlil edilmiştir.<BR><BR><EM><STRONG>*** NURS&Icirc;&nbsp;VE ADALET: İTİDAL D&Uuml;Ş&Uuml;NCELERİ VE İSTİBDAT MESLEKLERİ Prof. Dr. Muhammed Abdunnebi, Cezayir &Uuml;niversitesi, CEZAYİR</STRONG></EM><BR>Tebliğinde Risale-i Nur ışığında adalet ve istibdat konularını ele alan Prof. Abdunnebi, Nurs&icirc;&rsquo;nin bakış a&ccedil;ısı ve adalet konusunun k&ouml;kleşmesinde, dinin esasatına dayanmakla birlikte, kendi devrinde yaşayan ulem&acirc;da ve &ccedil;ağdaşlarında pek fazla g&ouml;r&uuml;nmeyen bir şekilde adaletin prensiplerine şiddetli tarafgirliği ve ona talip oluşu ile İslam d&uuml;nyasında &ccedil;ok belirgin olarak tem&acirc;y&uuml;z ettiğini ifade ediyor. Adaletin en &ouml;nemli unsurlarından biri olan &ldquo;Cemaat i&ccedil;in ferdin feda edilemeyeceği&rdquo; ilkesine Bedi&uuml;zzaman&rsquo;ın getirdiği yorumu ele alan Prof. Abdunnebi, Nurs&icirc;&rsquo;nin bu hususla ilgili olarak bir takım yeni yaklaşımlar ortaya koyduğunu ifade etmektedir. Bunlardan bazılarını ş&ouml;yle &ouml;zetleyebiliriz:<BR>İmam Nurs&icirc;, &ldquo;Cemaat i&ccedil;in ferdin feda edilmesi&rdquo;nin, tek bir insanın mizacından doğan ve onunla kaim olan bir d&uuml;stur değil, adalet-i izafiyeyi takip edenler arasında sabit bir kanun ve uygulama olduğunu tespit etmiştir. Nurs&icirc; burada bu zulm&uuml;n tehlikesine dikkat &ccedil;ekmiş ve asıl vacip olanın hastalığın aslını ortadan kaldırmak olduğuna işaret etmiştir. Bu zalim tavırda, fertler y&ouml;netim organı veya hakim g&uuml;&ccedil; odakları tarafından ihtiya&ccedil; halinde kullanılan birer ara&ccedil; seviyesine indirilmektedir; ne zamanki bir ara&ccedil; seviyesine indirilen s&ouml;z konusu &lsquo;fert&rsquo; ile hedeflenen gayeye ulaşılmışsa, artık bir başkası ile değiştirmenin zamanı gelmiş demektir. Dolayısıyla fert feda edilecektir, ama o zalim kanun her hal&uuml;k&acirc;rda bakidir.<BR>Nurs&icirc;&rsquo;ye g&ouml;re, bu adaletsiz kanunda, su&ccedil;un bilfiil ispatı değil, t&ouml;hmet ve su&ccedil;lama esas alınır. Ferdin, s&ouml;zde cemiyetin maslahatı hesabına feda edilmesi, bir delil, ya da harici bir işarete değil, sadece zarar verme vehmi (kuruntusu) &uuml;zerine bina edilmektedir.<BR>Ayrıca Prof. Abdunnebi, &Uuml;st&acirc;dın gurbette, insanlardan ve b&uuml;y&uuml;k şehirlerden uzak bir şekilde yaşarken, radyo dinlemediği ve gazete okumadığı halde, hayatı ve hadiseleri &ccedil;ok iyi okuduğunu ve değerlendirdiğini de s&ouml;zlerine eklemektedir.<BR><BR><EM><STRONG>*** NURSİ&rsquo;NİN M&Uuml;SBET HAREKET ANLAYIŞININ&nbsp;ASAYİŞE&nbsp;KATKISI Prof. Dr. Abıd Tevfik al-Hashimi, Eğitimci-yazar, BAE</STRONG></EM><BR>Ehli hizmet olan bir M&uuml;sl&uuml;manın, hizmette hikmetle hareket etmesi, din d&uuml;şmanlarından korkmaması ve yalnız g&ouml;kleri ve yeri ayakta tutan Allah&rsquo;tan korkması gerekli olduğu gibi, aynı zamanda M&uuml;sl&uuml;man kardeşlerine, hatta b&uuml;t&uuml;n insanlara karşı merhametli davranması da gerekir. Bir Hadis-i Şerif&rsquo;te efendimiz ş&ouml;yle buyurmaktadır: Merhametli olanlara Rahman da merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet edin ki g&ouml;kte olan da size merhamet etsin. (Ebu Davut: 4941) Bu y&uuml;zden, İmam Bedi&uuml;zzaman Hazretlerinin arkasından gidenlerin sayısı y&uuml;z binler olmasına rağmen onların şimdiye kadar devlet ve vatandaşların asayiş ve emniyeti konusunda hi&ccedil;bir menfi davranışı g&ouml;r&uuml;lmemiştir. <BR><BR><EM><STRONG>*** NURSİ&rsquo;YE&nbsp;G&Ouml;RE&nbsp;ADALETİN İNSAN HAKLARIYLA İLİŞKİSİ Prof. Dr. Mohamed Bin Ali El-Hirfi, İmam Mohamed bin Suud İslam &Uuml;niversitesi, SUUDİ ARABİSTAN</STRONG></EM><BR>Nurs&icirc;, adaletin tahakkukunu tasvir ederken dinin emirleriyle, kevn&icirc; &acirc;yetleri ve kainattaki adalet tezah&uuml;rlerini birbiriyle mezcederek anlatıyor. B&ouml;ylelikle de adaletin sadece insan d&uuml;nyasında değil, bilakis b&uuml;t&uuml;n kainatta &ccedil;ok k&uuml;ll&icirc; bir şekilde tecelli ettiğini g&ouml;steriyor. Diğer taraftan sosyal hadiselere ve İslam tarihindeki bir kısım hadiselere değinirken de son derece mutedil ve istikametli bir &ccedil;izgiyi takip ediyor. <BR>Mesela, sahabeler arasında yaşanan savaşları değerlendirirken, bir kısım insanların yaptığı gibi zihinleri bulandırıp, dinin hamleleri ve m&uuml;messilleri olan o b&uuml;y&uuml;k zatlara -sahabelere- su-i zanna vesile olabilecek yorum ve değerlendirmelerden titizlikle uzak duruyor. S&ouml;z konusu hadiseleri tahlil ve tetkik ettiği risalelerinde, hem tam bir tarih&ccedil;i, hem usta bir tarih felsefecisi gibi hadiseleri ele alıyor; asla objektif tavrını kaybetmediği gibi, meseleleri Kur&rsquo;an&rsquo;ın nuru ve Hadis&rsquo;in ışığında &ccedil;&ouml;z&uuml;yor.<BR><BR><EM><STRONG>*** TEMEL HAKLARI İHLAL EDİLEN VE&nbsp;ADALET ARAYAN:&nbsp;S A İ D N U R S İ&nbsp; Prof. Dr. Servet Armağan, Anayasa Hukuku Profes&ouml;r&uuml;, T&Uuml;RKİYE</STRONG></EM><BR>Nursi hakkında hi&ccedil;bir zaman uygulanmayan bir Anayasa ve hukuk esası &ldquo;eşitliktir&rdquo;. Yani Nursi, diğer T&uuml;rk vatandaşlarının sahip olduğu &ldquo;eşitlik&rdquo;ten hi&ccedil;bir zaman istifade edememiştir. Halbuki o zamanlar y&uuml;r&uuml;rl&uuml;kteki 1924 tarihli Anayasanın 69. maddesi h&uuml;km&uuml; ş&ouml;yleydi:&nbsp;<BR>&ldquo;T&uuml;rkler kanun nazarında m&uuml;savi(eşit) ve bil&acirc; istisna kanuna riayetle m&uuml;kelleftirler. Her t&uuml;rl&uuml; z&uuml;mre, sınıf, &acirc;ile ve fert imtiyazları m&uuml;lg&acirc; ve memnudur.&rdquo;<BR>Bu h&uuml;k&uuml;m Nursi hakkında uygulanmamış, yani sadece k&acirc;ğıt &uuml;zerinde kalmıştır. <BR>Nursi, kendisi hakkında yapılan hukuk dışı muamelelerin, mevcut &ldquo;laik mevzuat&rdquo; a&ccedil;ısından dahi haksız, adaletsiz ve hukuka aykırı olduğunu iddia ve ispat etmektedir. Hatta ispatta o kadar ileri giderek:&rdquo;D&uuml;nyada hi&ccedil;bir kanun...&rdquo;, &ldquo;Hi&ccedil;bir ziakıl bunu kabul etmez,&rdquo; , &ldquo;Vahşi kabilelerin dahi bir usul&uuml; olduğu halde...&rdquo; ve &ldquo;&hellip; hatta insan eti yiyen yamyamların, hatta vahşi canavar bir &ccedil;ete reisinin bir usul&uuml; var, bir d&uuml;stur&nbsp;ile h&uuml;kmeder. Siz hangi usulle bu acip tecav&uuml;z&uuml; yapıyorsunuz. Kanunuzu ibraz ediniz.&rdquo; gibi ibareler kullanarak, bu haksız işlemleri yapanların, akıldan mantıktan uzak, hi&ccedil;bir hukuk esası ile bağdaşmayan işler yaptıklarını belirtmektedir. Hatta bir defasında da ş&ouml;yle demektedir: &ldquo;Hey bedbaht ehl-i d&uuml;nya! B&uuml;t&uuml;n kuvvetinizle d&uuml;nyaya &ccedil;alıştığınız halde,&nbsp;neden d&uuml;nyanın işini dahi bilmiyorsunuz. Divane gibi h&uuml;kmediyorsunuz!&rdquo;<BR><BR><EM><STRONG>*** RİSALE-İ NUR&rsquo;DA ADALET İB&Acirc;DET İLİŞKİSİ Prof. Dr. Muhammed er-R&ucirc;k&icirc;, Uluslar Arası İslam Fıkıh Akademisi, SUUDİ ARABİSTAN</STRONG></EM><BR>&ldquo;Adalet ve ibadet konusu Risale-i Nur&rsquo;un hemen her tarafına sirayet etmiş ve adeta sinirlerin bedende yayılması gibi yayılmıştır.&rdquo; diyen Prof. er-R&ucirc;k&icirc;&rsquo;nin, Risale-i Nur&rsquo;da adalet ve ib&acirc;det ilişkisi hakkında yaptığı bazı tespitlerini ş&ouml;yle sıralayabiliriz:<BR>Nurs&icirc; nerede ib&acirc;detten bahsetmişse, orada mutlaka sarihan veya telmih yoluyla, lafzen veya ima ile ib&acirc;deti adaletle bağlamaktadır; bu durum, -adaletten maksat ister mutlak İl&acirc;h&icirc; adalet olsun, isterse İl&acirc;h&icirc; adaletten muktebes insan&icirc; adalet olsun- her iki kavram arasındaki karşılıklı l&uuml;zumu ve birbirinden ayrılmalarının m&uuml;mk&uuml;n olmadığını g&ouml;stermektedir. <BR>Nurs&icirc;&rsquo;ye g&ouml;re ib&acirc;det, İl&acirc;h&icirc; adaletin l&uuml;zumlu ve gerekli kıldığı hususlardan birisidir. İb&acirc;det, insan&icirc; adaletin kendisinden doğduğu bir asıl veya bir esas h&uuml;km&uuml;ndedir. İb&acirc;det ve ihlasta kazanılan mertebe ve kuvvet, ş&uuml;phesiz ki kulda ad&acirc;letin tahakkukuna yol a&ccedil;acaktır. İbadette ihlasın yok olması da, adalete ulaşmaya mani olacaktır.<BR>Adalete ulaşmanın yeg&acirc;ne yolu ib&acirc;detten ge&ccedil;mektedir. Faziletli bir cemiyetin inşası, ancak bu iki r&uuml;k&uuml;nle, yani ibadet ve adaletle m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Risale-i Nur hem m&uuml;stakim bir ferdin, hem de b&ouml;yle bir toplumun inşasına kefil olarak, muhtev&acirc;sında ilm&icirc; ve terbiyev&icirc; esaslar barındırmaktadır. Risale-i Nur, &acirc;bid ve &acirc;dil kullar yetiştirmeye ehil fikr&icirc;, terbiyev&icirc; bir okul h&uuml;km&uuml;ndedir.<BR><BR><EM><STRONG>*** ADALET VE İBADET ARASINDAKİ BAĞLANTI SIRLARI Prof. Dr. Binisa Ahmed Buyuzan, Muhammed bin Abdullah &Uuml;niversitesi, FAS</STRONG></EM><BR>Genel olarak Risale-i Nur eczalarına baktığımızda, İmam Bedi&uuml;zzaman Said Nursi&rsquo;nin (r.a.) adalet ile ubudiyet arasında eşsiz bir bağlantı kurduğunu g&ouml;zlemleriz. Birini kaleme aldığında diğerine muhakkak ya sarih olarak veya işaret olarak temas eder.<BR>İnce ve ulvi hisleriyle İmam Nursi, Cenab-ı Allah&rsquo;ın herkese nasip etmediği feyizli nurların ışığında, İlahi mutlak adaletin bir tecellisi olan d&uuml;nya hayatındaki ibadetin esrarlarını keşfetmiştir.&nbsp;<BR>İmam Nursi, takva sahibi bir m&uuml;minin imandan aldığı haz, lezzet ve saadetin ger&ccedil;ek boyutlarını eşine az rastlanan temsili hikayelerle ortaya koymaktadır.<BR><BR><EM><STRONG>*** ADALETİN İBADETLE BAĞLANTISI Dr. Jamal Sayidi, V. Mohammed&nbsp;&Uuml;versitesi, FAS</STRONG></EM><BR>&Uuml;stad Said Nursi Hazretleri adaletle ibadetin irtibatlarını &ccedil;ok derin bir şekilde idrak etmektedir. İkisi bir paranın iki y&uuml;z&uuml; gibidir. Bu iki unsur da birbirinden ayrılamaz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ibadetsiz adalet, adaletsiz ibadet m&uuml;mk&uuml;n değildir. İşte burada ş&ouml;yle bir prensip ifade edebiliriz: İbadet haddi zatında adalet, adalet de haddi zatında ibadettir. Yani M&uuml;sl&uuml;man yery&uuml;z&uuml;nde ibadeti ikame ettiği zaman, Allah&rsquo;ın itaatine olumlu cevap vererek ibadeti ikame etmiş ve adaleti de ikame ettiği zaman yine Allah&rsquo;ın emrine itaatle olumlu cevap vererek adaleti ikame etmiş olur.<BR><BR><EM><STRONG>*** &lsquo;ADL&rsquo; İSMİNİN&nbsp;SAİD NURS&Icirc;&rsquo;YE&nbsp;G&Ouml;RE&nbsp;MAKSAT VE MUHTEVASI Prof. Dr. Ali Karadagi, İslam Bankaları G&ouml;zetim ve Fetva Heyeti Başkanı, KATAR</STRONG></EM><BR>Bu risalelerde İmam Nurs&icirc;&rsquo;nin tefekk&uuml;r&uuml;n&uuml;n derinliğini, yepyeni d&uuml;ş&uuml;nceler i&ccedil;inde v&uuml;cut bulan ince fehmini ve keşfettiği bedi&rsquo; m&acirc;naları g&ouml;rmekteyiz. &Ouml;zellikle, onun risalelerinde g&ouml;ze &ccedil;arpan g&uuml;zellik ve let&acirc;fet, &lsquo;Adl ile Kad&icirc;r ismini, yine &lsquo;Adl ve yaratma ile İl&acirc;h&icirc; rahmeti, ayrıca iktisad ve nezafet ile adaleti ince bir şekilde birbirine bağlamasıyla daha da ziyadeleşmektedir. Bu g&uuml;zellik manasını, makul&acirc;t ve mahs&ucirc;s&acirc;tı da ihata edecek bir şekilde geniş&ccedil;e ele alan bir &ldquo;mizan&rdquo; ile bağlamasıyla daha da artmakta; daha sonra Nurs&icirc; bununla da iktif&acirc; etmeyip, adalet hakikatini haşir ve kıyametle de ilişkilendirmektedir.<BR>İmam Nurs&icirc;&rsquo;nin mesleği, İl&acirc;h&icirc; isimleri, bu isimlerin manalarına, yaratılış ve k&acirc;inattaki eserlerine bağlamaktır. Bunları zikretmesinin sebebi, istifadeye sebep olmasıdır. Zira m&uuml;minin, Allah&rsquo;ın Rahman, Rahim olduğuna iman etmesinin iki neticesi vardır: Birincisi bu geniş rahmete iman etmektir. İkincisi: bu rahmetin m&uuml;minin kalbinde sağlam bir şekilde yerleşmesi ile beraber, muamel&acirc;t ve tasarruflarında da tecess&uuml;m etmesini temin etmektir. <BR>Nurs&icirc;&rsquo;nin hem miras hukuku hem de faiz ve zek&acirc;t hakkındaki değerlendirmeleri de harikadır. Diğer taraftan, O bir yandan tabakalar arası m&uuml;cadeleden ka&ccedil;ındığı gibi, diğer taraftan da Risalelerde, b&uuml;t&uuml;n s&ouml;m&uuml;r&uuml; uygulamalarına ve zihniyetine karşı da savaş a&ccedil;mıştır.<BR><BR><EM><STRONG>*** &lsquo;ADL&rsquo; İSMİNİN&nbsp;MUHTEV&Acirc;SI VE MAKSADI Prof. Dr. Eşref Abdullah Beri&rsquo;, Uluslar Arası İslam Fıkıh Akademisi, SUUDİ ARABİSTAN</STRONG></EM><BR>Allah&rsquo;ın en b&uuml;y&uuml;k gayelerinden ve en y&uuml;ce Rabbani sıfatlarından biri de ad&acirc;lettir. Y&uuml;ce yaratanın nizamında, d&uuml;zeninde yaratılanların yaratılmasında maksatlar ve gayeler vardır. Yaratılanların hepsi Allah&rsquo;ın ad&acirc;leti ile konuşurlar. Yarattıklarında Y&uuml;ce Allah&rsquo;ın adaleti, insanı hayrette bırakmaktadır. Allah&rsquo;ın Şeriatının hepsi adalettir, nurdur ve hikmettir.<BR><BR><EM><STRONG>*** K&Acirc;İNATTA H&Uuml;K&Uuml;M-FERMA OLAN İLAH&Icirc; ADALET Prof. Dr. Şahin Akkaya, S&uuml;t&ccedil;&uuml; İmam &Uuml;niversitesi, T&Uuml;RKİYE</STRONG></EM><BR>İnsanlık &acirc;lemini bug&uuml;n i&ccedil;ine d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; adaletsizlik, nezafetsizlik ve ş&uuml;k&uuml;rs&uuml;zl&uuml;kten kurtarmak i&ccedil;in, semav&icirc; din mensupları; insanları yaratılış ve fıtratları gereği olan ibadet ve ş&uuml;kre sevk etmek suretiyle; hem insanın kendisini, hem de toplumu huzur ve s&uuml;k&ucirc;na kavuşturmuş olacaklardır. B&ouml;ylece Alem-i İslam ve b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada, insanlığın irşadı i&ccedil;in Asrımızın Kur&rsquo;an Tefsiri Risale-i Nur eserlerini kendilerine rehber edip, onları gelecek nesillere okullarda okutmaları l&acirc;zımdır. Risale-i Nurlar, Allah&rsquo;ı isim, fiil ve sıfatlarıyla bize tanıtarak, marifetullah ve muhabbetullah dersle</FONT></P>

e-mail: soz@bediuzzaman.net