Bediüzzaman.Net
 
 
   Açılış Sayfası Yap  
  
Sık Kullanılanlara Ekle 
  
Tavsiye Et
    Haber Arama:


 

   
 Tüm Haberler:    
 » Medya

» Dünya Dinler Parlamentosu'nda Said Nursi Paneli

» Prof. Dr. İbrahim Canan rahmet-i Rahman'a kavuştu.

» Bediüzzaman’ın talebelerinden Hafız Mehmet Taktak vefat etti

» Bediüzzaman'ın "Kastamonu Yılları" Sergisi Açıldı

» Muzaffer Deligöz “Risale-i Nur’un ilk gazeteleri”ni anlattı.

» Mehmet Fırıncı: Bediüzzaman 100 sene sonra yeni yeni anlaşılıyor

» Tefsir Profesörü Suat Yıldırım: Risale-i Nur Manevî Bir Tefsirdir

» İngiliz Üniversitesi’nden Risâle-i Nur programı

» Bediüzzaman'ın talebeleri, liselilerin belgeselinde

» “Sahabe gönüllü insan” Mehmet Emin Birinci

» BİRİNCİ AĞABEYİ ONBİNLER UĞURLADI

» BİRİNCİ AĞABEY HAKK'IN RAHMETİNE KAVUŞTU

» "Üstad yetişince zindan aydınlandı"

» Mehmed Fırıncı Üstad Bediüzzaman'ı anlattı

» 4. Bonn Bediüzzaman Sempozyumu gerçekleştirildi

- 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7
 
Tarih:

BİRİNCİ AĞABEYİ ONBİNLER UĞURLADI


3 Nisan 2007 tarihinde tedavi gördüğü hastanede vefat eden Üstad Bediüzzaman’ın yakın talebelerinden Mehmed Emin Birinci, on binlerce seveni tarafından ebedî yolculuğuna dualarla uğurlandı.

Mehmet Emin Birinci’nin cenazesi Fatih Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından, Eyüp Sultan Mezarlığı’nda, Bediüzzaman’ın talebelerinden Bekir Berk ile Zübeyir Gündüzalp’in yanına defnedildi.


Foto: Eray Hacıosmanoğlu

Cenaze namazına Bediüzzaman’ın talebelerinden Mustafa Sungur ve Mehmed Fırıncı’nın yanı sıra, gerek Türkiye genelinden, gerekse yurt dışından gelen on binlerce Nur talebesi katıldı.

Cenaze namazının hemen ardından Mustafa Sungur ve Mehmed Fırıncı ağabeyler merhum Birinci ağabeyle ilgili birer kısa konuşma yaptılar. Konuşmalarında onun en büyük özelliğinin iman hizmetlerinde bitmeyen aşkı ve namazı vaktinde kılması olduğunu ifade ettiler. Hangi şartlarda olursa olsun ezan okunur okunmaz namazı eda etmekle tanınan Birinci’nin vefatından önce de son namazını ezan okunur okunmaz kıldığına dikkat çektiler.



Mehmet Emin Birinci’nin, hayatını Risale-i Nur’ların neşrine adadığını söyleyen Üstad’ın talebelerinden Mustafa Sungur, “O tek başına bir hayat yaşadı. Şimdi Rahmet-i Rahman’a kavuştu. Onun çalışmaları aynen devam ettirilecek. Bu hizmet sürdürülecektir.” dedi.


Foto: Eray Hacıosmanoğlu

Yakın arkadaşlarından Mehmed Fırıncı, ise “En önemli özelliği ezan okununca ‘haydi namazımızı kılıp işimize sonra devam edelim’ diyerek çevresindekileri namaza teşvik etmekti.” dedi.


Foto: Ö. Faruk Paksu

Cenaze namazından önce Birinci ağabeyin son anları hakkında bilgi aldığımız, Dr. Said Çeleğen şunları söyledi:
“Sabah saat 09.00 sularında sekerât dediğimiz ölüm moduna girdi. Şuurunu kaybetmişti. Ama dudakları, duâ eder gibi sürekli kıpırdıyor, ‘Allah’ diyordu. Öğle ezanı okunmadan önce, yattığı yerde abdest alır gibi yaptı. Sonra ezan okununca namaza durur gibi hareketlerde bulundu. Böylece ruhunu teslim etti.”
Hastanede yattığı müddetçe, tıpkı sağlığında olduğu gibi namazı vaktinde kılmaya özen gösterdiğini belirten Dr. Çeleğen, gelen ziyaretçilerine de hep namaz konusunda tavsiyelerde bulunan biri olarak Birinci Ağabeyin, ezan okunurken ve namaz kılarken vefat etmesinin oldukça dikkat çekici olduğunu kaydetti.

____________
CENAZE HERKESİ BULUŞTURDU

İsmail Tezer
Yeni Asya, 6 Nisan 2007

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin yakın talebe ve hizmetkârlarından Mehmet Emin Birinci Ağabey, önceki gün Fatih Camii’nde, on binlerce kişi tarafından kılınan cenaze namazın ardından Eyüp Sultan Mezarlığı’na, Zübeyir ve Tahirî Ağabeylerin yakınına defnedildi. On binleri buluşturan cenaze, şeb-i arus havasındaydı.

Ölümün yokluk değil kavuşma olduğuna inanan binlerce insan, onu Eyüp’teki kabrine kadar uğurladı. Bülbül-ü Kur’ânlar tarafından okunan Yasin, Tebâreke, Amme ve pekçok sûrenin tilâveti eşliğinde gerçekleşen defin işlemleri sona erdiğinde ufûle meyleden güneş, mânâ âleminde yeni bir güneşin doğuşuna şahitlik ediyordu.


Foto: Halil Doğan
Vakit akşamdı... Oldukça kalabalık bir cemaatin son vazifesini yaparak ayrıldığı esnada Eyüp Camii’nin minarelerinden yükselen akşam ezanı sesleri, âdetâ Birinci Ağabeyin, teşyîcilerine son bir ‘Namazı vaktinde kılın’ ikazı gibiydi. Eyüp Camii binlerce insanla doldu taştı. Namaz için civardaki başka camilere gitmek zorunda kalanlar oldu.

Böyle bir atmosferde uğurlandı Birinci Ağabey. Mehmet Fırıncı, onun için, takvasına vurgu yaparak “Biz onu, Tahirî Ağabeyin vekili gibi kabul ederdik” diyordu.

Ve işte Tahirî’nin vekili, tıpkı onun gibi, bir 3 Nisan günü vedâ etti bu dünyaya. O şimdi sevdikleriyle...

Şüphesiz onu pekçok insan seviyordu. Biz ancak bir kısmıyla görüşebildik tabii... Gelin onu, bir de sevdiklerinin ağzından dinleyelim:

Mustafa Sungur:

Birinci, kabre müteveccih oldu, gitti. Arkadaşları olan Ahmet Aytimur, Mehmet Fırıncı, Mehmet Kutlular, vs. talebelerin hepsine ve bu zamana kadar beraber olduğu bütün arkadaşlarına başsağlığı diler, hepsinin iman-Kur’ân hizmetinde daim olmalarını temenni ederim. Bu kardeşimiz, Risâle-i Nur’da idealini buldu, elhamdülillah o şekilde bir hayat yaşadı. Dünya kirlerinden uzak olarak Rahmet-i Rahman’a kavuştu inşallah. Biz hep beraber onun hizmetini devam ettireceğiz. O da kabir tarafında hizmetini devam ettirecek inşallah.

Mehmet Kutlular:

Birinci Ağabey, kendi halinde, inanmış, inandığından hayatı boyunca hiç sapmamış, kendi inancına göre taviz vermemiş ve hakikaten takvâ içerisinde yaşamış bir insandı. İnsanlarla olan münasebetinde de, hiç kavgalı, gürültülü, münakaşalı şeyleri sevmezdi Birinci Ağabey. Devamlı ibadet hassasiyeti içerisinde yaşayan birisiydi. Yani sadece farzlara değil, sünnetlere uyma hususunda da çok hassastı. Allah rahmet eylesin, Tahir Ağabey de böyleydi. Birinci Ağabey de buna dikkat ederdi.

Tabiî daha ziyade münzevî gibiydi o. Çok fazla dışarıyla ilgisi yoktu. Ama Risâlesini okur, derslere giderdi.

Üstad zamanında da İstanbul’da neşriyatla meşgul olmuştu. Ayrıca Zübeyir Ağabey, onu, Bekir Ağabeyin yanında görevlendirmişti. Çünkü Bekir Ağabey yalnız, sekreteri yok, Anadolu’ya gidiyor, bir takım şeylerin takip edilmesi lâzım tabiî. Seneler boyu, 12-13 seneden fazla o görevi de yapmıştır.

Mehmet Fırıncı:

Birinci Ağabeyle elli yedi sene beraberdik. Hep hizmette bulundu, başka hiçbir şey düşünmedi. İnsanlardan tek birşey isterdi: Devamlı namazını vaktinde kılmalarını. Biz onu Tahir Ağabeyin vekili gibi kabul ederdik. Üstadı hüve hüvesine yaşamak isterdi. Hamdolsun, Resûlullahın talebesi olarak ahirete gitti inşallah. Resûlullah ve Üstadımız onu karşılamışlardır.

İhsan Atasoy:

Son anında yanındaydım. Hastanede Dr. Said Bey, beni bir saat kala çağırmıştı. Tabiî sekerat halindeydi, nefes alış verişleri bir hayli zayıflamış vaziyette yatıyordu. Ben Yasin-i Şerif’i okudum. Ondan sonra Cevşenü’l-Kebir’in sonuna geldim. Yasin’i okurken Said Bey şunu dedi: “Normalde bir saat önce, kalbi, iki kez durdu. Ve çalışması mümkün değil. Ben doktor olarak ilk defa böyle bir olaya şahit oluyorum. Kalp, tekrar başladı çalışmaya.” Sonra “Namazı bekliyor” dedi Said Bey. “Ezana ne kadar var?” diye sordu çevresine. Ona bakarken, bir yandan da ekrana bakıyor, kalp atışlarını takip ediyordu. Ve gerçekten de ben Cevşen’in sonuna geldiğimde, Üsküdar’dan çok güzel ezan sesleri gelmeye başladı. Camları açtırdı Said Bey. Ezan sesleri sırasında, ‘olmayacak’ şey gördük. Normalde hareketsiz yatarken, hareket başladı. Ellerini, teyemmüm eder gibi birbirine vurmaya başladı. Sonra çok zor bir şekilde yüzüne getirdi. Derken ellerini birleştirdi önünde. Sonra bir anda, son nefes bile yoktu, tam bir sükûnet ve huzur haliyle gözleri belli bir noktaya dikilmiş olarak ruhunu teslim etti. “Tamam mı?” dedim doktora. “Tamam” dedi. Ancak o zaman anlayabildik. Yani o kadar sükûnet haliyle Rabbine mülâki oldu.

Safa Mürsel:

Az konuşan, fakat çok iş yapılmasını isteyen biriydi. Namaza, ibadete, evrad ve ezkâra olan hassasiyeti, hiçbirimizle kıyaslanmayacak derecedeydi. Çok sıkıntılı günlerde, metanatiyle, teşvikleriyle, arkamızda mânen müzahir olmasıyla bizim için önemli bir güç kaynağı idi.

İsmetullah Güler:

Kendisinden çok istifade ettik. Takvasıyla, Risâle-i Nur’a olan vukufiyetiyle önde olan ve bilhassa namaza verdiği ehemmiyet ile herkese örnek bir ağabeyimizdi. İkindi namazlarında Amme Sûresinin yarısını okuduğumuzda “Niye tamamını okumuyorsunuz?” diye ikaz ederdi.

Faris Kaya:

İnanan bir insandı. Üstada, hizmete sadık bir insandı. İnandığı gibi yaşadı ve yaşadığı gibi de vefat etti. Hayatının son saniyesine kadar İman ve Kur’ân hizmetine sadakatle yaşadı.

Erdoğan Esenkal:

Ben kendisinden sadece manevî hayatımla ilgili değil, üniversite ve iş hayatımla ilgili de çok önemli tavsiyeler aldım. Daima ondan ubudiyet, takva ve hizmet noktasında fevkalâde faydalı dersler aldık. Allah ebeden razı olsun.

Mevlüt Polat:

Ağabeyler içerisinde nadire-i fıtrat olan, takvalı olarak yaşamaya gayret eden ve Nur hizmetlerini kendisine gaye-i hayat edinen bir ağabeyimizdi. Hatta Mustafa amcamız, daha ona, yedi yaşındayken yazmış olduğu bir tebriki on sekiz sene sakladıktan sonra onun cenazesinde getirip tekrar bize vermek sûretiyle ne kadar hatırşinas ve kadirşinas olduğunu da bize göstermişti.

Hamdi Sağlamer:

Çok şahane Risâle-i Nur okurdu. Ve yokluklar içerisinde, yemek yapamadıkları günlerde, teksirle Risâle-i Nur’ları basarak sıkıntılar içerisinde hizmet etti. Ömür boyu böyle geçti.

Ali Demirel:

Risâle-i Nur’a onun kadar ferâgatle hizmet eden çok az insan vardır. Bütün hayatını bu işe vakfetmişti.

Yavuz Bahadıroğlu:

Evvelâ ailemizin büyüğü idi. İkinci olarak; Bediüzzaman’a sadık, eserlerine sahip, Kur’ân yolunda Kâbeyi yüreğinde taşıyarak yürüyen bir insandı. Bir kutup yıldızı olarak algılıyorum. Namaza iptilâ derecesinde bağlı bir insandı. İnandığı gibi yaşadı. Uğradığı hiçbir zulüm ve baskından şikâyet etmeyerek yaşadı. İnancının bedelini ödedi. Birinci Ağabey için şeb-i arustur bugün. Bekir Ağabeyler, Tahiri Ağabeyler, Zübeyir Ağabeyler sanırım onu bekliyor. Peygamberi, Üstadı onu bekliyor, onu karşılayacaklar.

İslâm Yaşar:

Herkes tarafından iyi bilinen bir insandı. İyi bilinmesinin ötesinde, iyi bilinmekten ziyade iyi bilmeyi ve bildirmeyi isteyen bir insandı. Hem kendisi iyi bilindi, hem onu iyi bilenler hep iyi bilindiler, inşallah hep iyi bilinecekler. Mahşerde bu kalabalıkla yine baraber olacağız inşallah.

Ömer Tuncay:

Birinci Ağabey, meşakkat içerisinde Bekir Berk Ağabeyle mahkemeden mahkemeye dolaşan, hizmete her yönüyle sahip çıkan bir insandı. Sünnete tam mânâsıyla ittibâ ederdi. Çok müstesna bir insandı.

Zeynep Birinci:

Ağabeyim, Risâle-i Nur’u eniştemiz vasıtasıyla tanıdı. Yoksa nerede bulacaktık. Kimsede görmemişiz. Karın üzerinde namaz kılıyordu o. Bize de ders verdi. Her tarafta birinciydi.

Birinci'yi, Bizim Radyo’da konuştular

Mehmet Fırıncı ve Mehmet Kutlular, Bizim Radyo'da, hizmette senelerce birlikte oldukları merhum Mehmet Emin Birinci'yi konuştular.




Not:
Mehmed Emin Birinci ağabeyin cenazesiyle ilgili video görüntüleri için bkz.
http://www.moralhaber.net/haber_detay.php?haber_id=12961

http://www.moralhaber.net/haber_detay.php?haber_id=12908

Mehmed Emin Birinci ağabeyin son anlarına şahid olanların anlattıkları için bkz.
http://www.moralhaber.net/haber_detay.php?haber_id=12940

Mehmed Emin Birinci adına hazırlanan site için bkz.
http://www.mehmeteminbirinci.com/

* Bu haber Risale-i Nur Araştırma Merkezi tarafından hazırlanmıştır. Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir.

  Haber hakkındaki yorumlar
   ömrsrc

06.06.2007  

ALLAH KENDİSİNE MAKAM-I MAHBUBİYETİ MAZHAR ETSİN AMİN AMİN AMİN ELFÜ ELFÜ AMİN


   barla 40

18.04.2007  

merhum birinci abimizin ahirete irtihalini öğrenince çok müteessir oldum birkaç defa nurtaşında hasbihalimiz olmakla beraber sohbetlerini dinledim mekanı cennet olsun

   özlem yiğitkan

16.04.2007  

Ömrünü Risale_i Nur\'a adayan değerli abimize Allah\'tan rahmet peygamber (a.v.s.)în şefaatine nail Eylesin. Amin Allah Onun gibi bizleride Nur yoluna feda eylesin.

   bahadır45

10.04.2007  

TÜM NUR CEMAATİNİN BAŞI SAĞOLSUN.MEKANI CENNET OLSUN...

   zeynebtaha

08.04.2007  

Rabbim rahmet eylesin,nurların alemi aydınlattığı gibi Rabbimda onun kabrini aydınlatsın

   ufuk özaktaş

07.04.2007  

ALLAH rahmet etsin. bir ömür kuran yolunda hizmet etti. ALLAH bizede imanı kamil ve hüsnü hatime nasip etsin. Nur hizmetini bu günlere getiren önemli şahsiyetlerdendi.Bütn nur talebelerinin başı sağolsun.

   Cenk Serdengecti

06.04.2007  

Cenazesine katıldık sanki orada idi sanki dersine devam ediyordu ... Allah onun gibilerle beraber olmayı nasib etsin

   ahmet

06.04.2007  

S.A.

Ağabeylerin vefatını öğrendiğimde,kendi yaşantımla onların yaşantılarını kıyaslıyor ve çok utanıyorum.
Bir ömür sırf Allah rızası için bir ömür, ne güzel Allah (c.c.) Onların şefaatlerine bizleri nasip etsin,
Rabbim onu Resulullah (s.a.v.) komşu eylesin.
Tüm Nur talebelerinin başı sağolsun,

Selametle;
Allaha emanet olun,
Ahmet Emin



   Levent Bağ

06.04.2007  

Allah ruhlarına rahmet etsin.. Onlar yaşadıkları gibi öldüler..

   AYYILDIZ

05.04.2007  

Ağabeyimizin cenazesindeki manzara inşallah hepimize nasip olur(böyle imanlı gençlerin vefa gösterip saf tutmaları ). ötede Efendimiz(s.a.s),üstadımız ve diğer hasbilerle beraber olacağına hakkalyakin derecede inanıyoruz.

 
Risale-i Nur
 Türkçe

 عربي

 English
 Español
 Français
 Deutsch
 Pусский

 فارسي

 Македонец
 Azeri
 Shqip
 Melayu
 Bosanski
 Swahili
  Kurdî
汉语 - Chinese
Kазахский
Kırghız
Afgan
Узбек
Georgian
Татарстан
Turkmen
Português
Italiano
日本語
Bulgarian
Românesc
  български
  اردو
 
MORAL FM
 

Risale-i Nur Araştırma Merkezi
e-mail:
soz@bediuzzaman.net - bilgi@bediuzzaman.net
Adres: Sanayi Caddesi Bilge Sokak No: 2 Yenibosna / İstanbul Tel: 0212 551 32 25 - Fax: 0212 551 26 59